Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA), Türk Kültür ve Miras Vakfı ile Türk Dünyası Vakfı ortaklığında ve Kırgızistan Kültür, Enformasyon ve Gençlik Politikası Bakanlığı işbirliğiyle hayata geçirilen alanda; Kaşgarlı Mahmud’un Türk merkezli meşhur dünya haritası ile Karahanlılar devrine ait arkeolojik kalıntılar ve tarihi objeler bir arada sergileniyor.
Açılış merasimine Kırgızistan Kültür Bakanı Birinci Yardımcısı Soyuzbek Nadırbekov, Türkiye’nin Bişkek Büyükelçisi Mekin Mustafa Kemal Ökem, Türk Kültür ve Miras Vakfı Başkanı Prof. Dr. Aktotı Raimkulova, TİKA Başkanı Abdullah Eren, Türk Dünyası Vakfı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Osman Özsoy ve çok sayıda davetli katıldı. Merasimde söz alan Soyuzbek Nadırbekov, 11. yüzyıl Türk dünyasının dilini, coğrafyasını ve örflerini aktaran bu abidevi eserin Kaşgarlı Mahmud’un yetiştiği topraklarda kalıcı hale gelmesinin tarihi bir kıymet taşıdığını belirterek, çağdaş sunum imkanlarıyla hazırlanan projenin Türk dünyasının tanıtımına güçlü bir katkı sunduğunu ifade etti. Büyükelçi Mekin Mustafa Kemal Ökem ise Karahanlı mirasının kök saldığı bu coğrafyada açılan serginin, ortak tarihi hafızayı diri tutma ve sonraki kuşaklara miras bırakma gayretini pekiştirdiğini dile getirdi.
Eseri Türk halklarının zengin dil evrenine açılan benzersiz bir kapı olarak vasıflandıran Türk Kültür ve Miras Vakfı Başkanı Prof. Dr. Aktotı Raimkulova, 2024 yılında Bişkek’te başlatılan sergi yolculuğunun Issık-Göl’de nihai ve kalıcı bir merkeze kavuşmasından duyduğu memnuniyeti paylaştı. TİKA Başkanı Abdullah Eren, Divanu Lugati't-Türk'ün klasik bir sözlük hacmini aşarak devrin Türk toplumunun evrene, tabiata ve hayata bakışını yansıtan kurucu bir kaynak hüviyetinde bulunduğunu ve ortak bir geleceğin geçmiş mirasın sahiplenilmesiyle inşa edilebileceğini vurguladı. Türk Dünyası Vakfı Başkan Yardımcısı Osman Özsoy da Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov’un eşi Aygül Caparova’nın serginin Issık-Göl’de sürekli ziyarete açık tutulması yönündeki arzusunu hatırlatarak projenin güçlü bir kurumsal dayanışmayla tamamlandığını kaydetti. Daha önce Bişkek, Astana ve Türkistan şehirlerinde geçici olarak ziyarete açılan kıymetli derleme, bundan sonraki süreçte Kurmancan Datka Göçebe Medeniyeti Merkezi bünyesinde kalıcı bir kültür durağı olarak araştırmacıları ve ziyaretçileri ağırlamaya devam edecek.




