Ramazan ayı boyunca Doğu Türkistan’da yaşananlara dair ortaya çıkan bilgiler, bölgede dini hayatın sistematik biçimde baskı altına alındığını gösterdi. Müslüman Uygur Türklerinin ibadet özgürlüğünün ciddi biçimde sınırlandığı ortaya koyulurken, bölgeden gelen veriler Ramazan’ın birçok kişi için ibadet değil denetim ayına dönüştüğünü gösterdi.

ORUÇ İBADETİNE DOĞRUDAN MÜDAHALE

Türkiye'nin BM Daimi Temsilcisi Yıldız: Suriye, bölgedeki gelişmelerden etkilenmemeli
Türkiye'nin BM Daimi Temsilcisi Yıldız: Suriye, bölgedeki gelişmelerden etkilenmemeli
İçeriği Görüntüle

Aktarılan bilgilere göre, çeşitli şehirlerde Müslüman Türklerin oruç tutması fiilen engellendi. Kamu çalışanları, öğrenciler ve bazı meslek gruplarına yönelik açık yasaklar uygulanırken, gündüz saatlerinde yemek yemeye zorlandıkları yönündeki iddialar dikkat çekti. Ramazan ayına özgü ibadetlerin kamusal alanda görünür olmasının özellikle hedef alındığı ifade edildi.

GÖZETİM ALTINDA RAMAZAN

Bölgeden paylaşılan görüntülerde güvenlik güçlerinin vatandaşlardan oruç tutmadıklarını kanıtlayan video kayıtları talep ettiği görüldü. Bu uygulamanın, yalnızca bireysel davranışları değil dini inancı da denetim altına alan bir mekanizmaya dönüştüğü belirtiliyor. Sürekli gözetim, kimlik kontrolleri ve dijital takip sistemleri Ramazan boyunca daha yoğun şekilde uygulandı.

TARİHİ CAMİYE YIKIM KARARI

Gulca şehrinde yaklaşık üç asırlık geçmişe sahip Beytullah Camii’nin yıkımına ilişkin bulgular, kültürel mirasın hedef alındığı yönündeki eleştirileri güçlendirdi. Bölgedeki çok sayıda caminin daha önce ya kapatıldığı ya da farklı amaçlarla kullanıma dönüştürüldüğü bilinirken, bu gelişme dini ve tarihî hafızanın silinmesine yönelik yeni bir adım olarak değerlendirildi.

“ETNİK BİRLİK” YASASI VE ASİMİLASYON

Çin yönetimi tarafından yürürlüğe konduğu belirtilen “Etnik Birlik Yasası”, eleştirmenlere göre asimilasyon politikalarının hukuki çerçeveye oturtulması anlamına geliyor. Düzenlemenin, etnik kimliklerin kamusal görünürlüğünü azaltmayı ve dini pratikleri devlet kontrolüne bağlamayı hedeflediği ifade ediliyor.

İSLAM’IN YENİDEN TANIMLANMASI

“İslam’ın Çinlileştirilmesi” politikası kapsamında dini eğitimden ibadet mekânlarına kadar birçok alanın yeniden düzenlendiği, geleneksel dini yaşamın devletin belirlediği sınırlar içine çekildiği belirtiliyor. Ramazan ayında ortaya çıkan uygulamalar ise bu politikanın teoriden çıkıp günlük hayatın doğrudan gerçeğine dönüştüğünü ortaya koydu.

Ortaya çıkan tablo, bölgede dini kimliğin yalnızca sınırlandırılmadığını; gözetim, yasak ve kültürel dönüşüm politikalarıyla yeniden şekillendirilmeye çalışıldığını gösteriyor. Ramazan boyunca yaşananlar, Doğu Türkistan’da ibadetin bireysel bir tercih olmaktan çıkarılıp siyasi denetimin konusu haline geldiğine işaret ediyor.

Uygur Haber