Batı merkezli küresel sistemin kirli çamaşırlarını ortaya döken skandal, kamuoyunun dikkati Orta Doğu’daki çatışmalara çekilmeye çalışılırken adli ve siyasi hamlelerle gündemdeki yerini koruyor.
Kongre’de gizli tturum ve "Kontrolsüz Sızıntı" tartışması
ABD Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi, 29 Mayıs 2026 tarihinde eski Başsavcı Pam Bondi’yi kapalı bir oturumda dinledi. Bondi, Epstein dosyalarının kamuoyuna açılma sürecini savundu ancak bu belgelerin paylaşılma biçimi ciddi "mağduriyetlere" sebep oldu. Adalet Bakanlığı’nın kontrolsüz veri paylaşımı, bazı mağdurların mahrem bilgilerinin sızmasına yol açarak sistemin güvenilirliğini bir kez daha tartışmaya açtı.
Komite üyeleri, sadece Epstein ile sınırlı kalmayıp bu ağın finansal ve siyasi ayaklarını da mercek altına aldı. Komite Başkanı James Comer, önümüzdeki günlerde küresel sermayenin tanıdık isimleri olan Bill Gates ve Leon Black gibi figürlerin de ifadelerine başvurulacağını açıkladı.
Skandalın bir diğer önemli cephesi ise hukuk mahkemelerinde hareketlendi. Donald Trump’ın hukuk ekibi, Wall Street Journal (WSJ) gazetesine yönelik 10 milyar dolarlık tazminat davasını Mayıs ayının son haftasında yeniden canlandırdı.
Küresel çapta istifalar ve tutuklamalar
Epstein dosyalarının Ocak 2026’da yayımlanan veri paketi, sadece ABD’de değil Avrupa’da da büyük bir depreme yol açtı. Birleşik Krallık, İsveç ve Norveç’te üst düzey isimlerin görevden ayrılmasına yol açan bu süreç, eski Prens Andrew’un (Andrew Mountbatten-Windsor) şubat ayında gerçekleşen tutukluluğuyla uluslararası bir krize dönüştü. Bölgesel savaş senaryolarıyla üzeri örtülmeye çalışılan bu sapkınlık ağı, her geçen gün yeni bir halkayla deşifre olmaya devam ediyor.




