Filistin Cephesi’nde Osmanlı subayı olarak vazife yapan ve hayatının büyük bölümünü Siyonizm üzerine çalışmalara ayıran Cevat Rıfat Atılhan’ın 1965 tarihli Dünya İhtilalcileri İsrail eseri, Yeryüzünün Hakiki Canileri: İsrail adıyla yeniden yayımlandı. NİLİ casusluk teşkilatından dünya savaşlarına, Filistin’den ABD ve İsrail’in nükleer faaliyetlerine uzanan eser, yaklaşık 60 yıl sonra yeniden okuyucuyla buluştu.
İslâmbol Yayınları tarafından neşredilen kitabın yeni baskısının künyesinde İstanbul 2025/1447 tarihi bulunuyor. Eser ilk olarak 1965 yılında Aykurt Neşriyatı tarafından Dünya İhtilalcileri İsrail adıyla yayımlanmıştı. Atılhan kitabını, uzun yıllar boyunca sürdürdüğü Siyonizm araştırmalarının ve Filistin’de bizzat yaşadığı hadiselerin bir muhassalası olarak kaleme aldı.
Filistin cephesinde başlayan mücadele
1892’de İstanbul’da doğan Cevat Rıfat Atılhan, Kuleli Askerî Lisesi ve Harp Okulu’nda tahsil gördü. Balkan Harbi’nde yaralanıp esir düştü; Birinci Dünya Harbi’nde Filistin-Suriye Cephesi’nde görev yaptı. Burada Osmanlı ordusuna ilişkin askerî bilgileri İngiliz istihbaratına aktaran NİLİ casusluk teşkilatının faaliyetleriyle karşılaştı. Atılhan, sonraki yıllarda bu casusluk ağının ortaya çıkarılmasına dair hatıralarını da kaleme aldı.
Filistin’de yaşadıkları, Atılhan’ın sonraki fikrî mücadelesinin istikametini tayin etti. Filistin Cephesinde Yahudi Casuslar, İslâmı Saran Tehlike ve Siyonizm, Dünya Nazarında Yahudilik ve Masonluk ve Yahudiler Dünyayı Nasıl İstila Ediyorlar? gibi çok sayıda eser yazdı. 1948’de Filistin’de savaş sürerken Türkiye’den gönüllülerden meydana gelecek bir birlik oluşturmak için de teşebbüste bulundu.
“Hayat pahasına elde edilmiş tecrübenin özü”
Nisâ Suresi’nin 95 ve 96. ayetleriyle başlayan eserde Atılhan, kitabın uzun tetkiklerinin yanında “hayat pahasına elde edilmiş tecrübenin” de mahsulü olduğunu söylüyor. Siyonizmle mücadelesi sebebiyle evinin, ticaretinin ve mesleğinin zarar gördüğünü, zindanlarda kaldığını anlatıyor; buna rağmen mücadelesini sürdürerek 62 eser meydana getirdiğini ifade ediyor. Kitabını bütün Müslüman milletlere ve Filistin’de beraber savaştığı silah arkadaşlarının hatırasına ithaf ediyor.
Atılhan, eserde meseleyi Filistin’den çıkararak 20. yüzyıl dünya siyasetine taşıyor. Birinci ve İkinci Dünya harpleri, Bolşevik İhtilâli, uluslararası sermaye, basın, kültür, ABD siyaseti, John F. Kennedy suikastı ve İsrail’in kuruluş sürecini Siyonizm merkezli bir çerçevede ele alıyor. Radyo, sinema, televizyon ve matbuatın kitlelerin düşüncelerini şekillendiren büyük kuvvetler hâline geldiğini belirterek siyasî hâkimiyet ile kültürel hâkimiyet arasındaki münasebete geniş yer ayırıyor.
İsrail’in nükleer gücüne kadar uzanan dosya
Kitabın bölümleri eserin genişliğini ortaya koyuyor. “Dünya İhtilâlcileri ve Yeryüzünün Hakiki Canileri: İsrail”, “Dünyanın En Eski Irkçıları”, “Üç Devreli Dünya Hâkimiyeti”, “Hakiki Harp Suçluları”, “İkinci Dünya Harbinin Perde Arkası” ve “Amerika ve Yahudilik” gibi başlıkların ardından Atılhan, İsrail’in nükleer faaliyetlerini “Yahudiler Atom Bombasına Nasıl Sahip Oldular?” başlığı altında inceliyor. Eser; Nürnberg, savaş sonrası iktisadî ve kültürel düzen, Birleşmiş Milletler ve “Gizli Kuvvetler” bölümleriyle devam ederek “Netice!” başlığıyla sona eriyor.
4 Şubat 1967’de İstanbul’da vefat eden Atılhan’ın en hacimli çalışmalarından biri olan eser, yaklaşık 60 yıl sonra yeniden neşredildi. Filistin Cephesi’ndeki casusluk faaliyetlerinden 1948 Filistin savaşına, dünya harplerinden Amerika ve İsrail’in nükleer çalışmalarına kadar uzanan kitap, Atılhan’ın Siyonizm üzerine onlarca yıl boyunca sürdürdüğü mücadelenin toplu dosyalarından biri olarak yeniden okuyucunun karşısına çıktı.




