Seçimlerin 27 Ekim’de yapılacağının açıklanmasının ardından Gazze ve Batı Şeria’daki Yahudi saldırıları daha da şiddetlendi. Gazze’de çocukların ve kadınların da aralarında bulunduğu onlarca Filistinli şehit edilirken, Batı Şeria’da yerleşimci saldırıları, toprak gaspları, yol kapatmaları, ev yıkımları ve askerî baskınlar hız kazandı.

Yaşananlar, İsrail'in seçim öncesinde işgalci tabanı tahkim etmek maksadıyla Filistin kanını ve toprağını siyasî bir malzeme hâline getirdiğini bir kez daha ortaya koydu.

Cenaze alayını bombaladılar

17 Temmuz’da İsrail'e ait bir insansız hava aracı, Nuseyrat Mülteci Kampı’ndaki Ahmed Yasin Camii önünde düzenlenen cenaze merasimini hedef aldı.

Birkaç saat önce şehit edilen bir Filistinlinin cenazesini toprağa vermek üzere toplanan kalabalığa yapılan saldırıda en az 8 kişi şehit edildi. Terörist Yahudiler, insanların ölülerini dahi defnetmesine tahammül edemeyerek cenaze alayını kana buladı.

13-20 Temmuz tarihleri arasında Gazze’ye düzenlenen saldırılarda en az 57 Filistinli şehit edildi. Şehitler arasında 6 çocuk ve 8 kadın da bulunuyor.

Üç yaşındaki çocuk ailesinden geriye tek başına kaldı

15 Temmuz’da Deyr el-Belah’a düzenlenen helikopter saldırısında Ömer Sami Ebu Kasım, eşi Esma Gazi ve 6 yaşındaki kızları Habibe şehit edildi.

Ailenin üç yaşındaki erkek çocuğu ise saldırıdan sağ kurtulan tek kişi oldu. İşgalci rejimin saldırısı, bir çocuğu birkaç saniye içerisinde hem annesiz hem babasız hem de kardeşsiz bıraktı.

18 Temmuz’da Gazze şehrinin Nasır Mahallesi’ndeki bir apartman dairesi herhangi bir ikazda bulunulmadan bombalandı. Saldırıda Adham Nasman, eşi Merve ve üç çocuğu şehit edildi. Evde bulunmayan bir çocuk ise ailesinden geriye kalan tek fert oldu.

Uykudaki altı kişilik aileyi katlettiler

21 Temmuz gecesi Gazze’nin Sabra Mahallesi’nde El-Masri ailesine ait ev, aile fertleri uyuduğu sırada hava saldırısıyla hedef alındı.

Firas el-Masri, eşi Salsabil ve dört çocukları alevler ve enkaz altında kalarak şehit oldu. Kurtarma ekipleri, yanan evdeki yangını söndürmeye ve beyaz kefenlere sarılan naaşları çıkarmaya çalıştı.

Firas el-Masri’nin babası, çocuklarını ve torunlarını alevlerin arasından çıkaramadıklarını belirterek saldırının önceden hiçbir uyarı yapılmadan gerçekleştirildiğini söyledi.

Gazze’de ilan edildiği öne sürülen ateşkese rağmen Yahudi rejiminin saldırıları neredeyse her gün sürdü. Söz konusu süreçte 1150’den fazla Filistinli şehit edildi.

Çadırlar, evler ve polis noktaları hedef alındı

Terörist İsrail ordusu, Gazze genelinde evlere ve yerlerinden edilmiş ailelerin barındığı çadırlara peş peşe saldırılar düzenledi.

El-Mevasi’de Filistinli ailelerin kaldığı çadırlar defalarca bombalanırken, 14 Temmuz’da Cebaliye’deki bir kontrol noktasına düzenlenen saldırıda aralarında Cebaliye Polis Karakolu Müdürü’nün de bulunduğu 7 polis şehit edildi.

Zeytun Mahallesi’nde topçu bombardımanı sonucu Filistinliler şehit edilirken, Yahudi tankları Devle Kavşağı yönüne ilerledi. İşgal ordusu, Gazze halkını hem havadan hem karadan kuşatma altında tutmaya devam etti.

İşgalci bakan yıkımdan duyduğu memnuniyeti açıkladı

Gazze’nin kuzeyini gezen İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, ortaya çıkan yıkım manzaralarının tesadüfî olmadığını, kasıtlı bir Yahudi politikasının sonucu olduğunu söyledi.

Katz, Gazze’nin kuzeyinde askerî nitelikte üç Yahudi yerleşimi kurulmasının incelendiğini de açıkladı.

Bakanlar Gazze’yi yeniden işgal etmek için yürüdü

İşgalci Yahudi yerleşimci hareketi Nachala’nın Gazze sınırına düzenlediği yürüyüşe, Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ve çok sayıda milletvekili katıldı.

Başbakan Binyamin Netanyahu’nun Likud Partisinin de destek verdiği yürüyüşte Gazze içerisinde Yahudi yerleşimlerinin yeniden kurulması istendi.

Aynı günlerde işgal kontrolündeki “Sarı Hat” batıya doğru genişletildi. El-Karara yakınlarına yeni bloklar yerleştirilirken işgal hattı, Deyr el-Belah’ın doğusundaki Ebu Miri Kavşağı’na kadar uzatıldı. Bu ilerleyiş yüzlerce Filistinli ailenin yeniden yerinden edilmesine yol açtı.

Gazze susuzluk ve kanalizasyon içinde bırakılıyor

Bombardımanların yanında Gazze’deki hayat şartları da her geçen gün ağırlaşıyor.

Gazze’deki hanelerin yüzde 63’ü kişi başına günlük 6 litreden az içme suyuna erişebiliyor. Halkın yüzde 60’ı ise açıkta akan kanalizasyon hatlarına 10 metreden daha yakın mesafede yaşamak zorunda bırakılıyor.

Hayvan yemi girişinin bir aydan uzun süredir engellenmesi sebebiyle arpa fiyatları üç katına çıktı. Bu durum, hayvanların toplu şekilde telef olması ve Gazze halkının kalan gıda kaynaklarının da tükenmesi tehlikesini beraberinde getiriyor.

Batı Şeria’ya 34 yeni gasıp yerleşim

Gazze’de katliam sürerken Batı Şeria’daki toprak gasbı da hızlandırıldı.

İsrail güvenlik kabinesi, Batı Şeria’da 34 yeni Yahudi yerleşimi kurulması için 1,3 milyar şekel tahsis etti. Yerleşimci yollarının yapımı için de 1 milyar şekelden fazla ek bütçe ayrıldı.

Smotrich, 100’den fazla Yahudi yerleşimi ile 160 tarım ve hayvancılık karakolu kurmayı hedeflediklerini açıkladı ve bu saldırgan projeyi “yerleşim ve güvenlik devrimi” olarak adlandırdı.

Su kuyularını imha edip tarım arazilerini susuz bıraktılar

Ürdün Vadisi’nin kuzeyindeki Atuf köyü yakınlarında Yahudi askerleri ve yerleşimciler üç artezyen kuyusunu imha etti.

Kuyulara ait pompalar ve jeneratörler gasbedilirken yaklaşık 800 metrelik su boru hattı kesildi. Söz konusu su altyapısı, yaklaşık 4 bin 500 dönümlük tarım arazisini besliyordu.

İşgalci İsrail, böylece Filistinlilerin su kaynaklarını yok ederek tarımı bitirmeyi ve bölge halkını göçe zorlamayı hedefliyor.

Yerleşim yolları için okullar yıkılacak

Masafer Yatta’da Ad-Deyrat ve Er-Rifaiyye bölgelerine verilen yıkım ve inşaat durdurma emirlerinin, bölgede yapılması planlanan bir Yahudi yerleşim yoluyla bağlantılı olduğu bildirildi.

Planlanan yol sebebiyle 700 çocuğa hizmet veren beş okuldan üçü yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Er-Rifaiyye Okulu’nun yıkıma karşı yaptığı itiraz da reddedildi.

Filistin kasabaları demir kapılarla hapsedildi

Batı Şeria’nın birçok bölgesinde Filistin kasabalarının girişlerine demir kapılar, beton bloklar, dikenli teller ve toprak yığınları yerleştirildi.

Ramallah’ın kuzeyindeki Sincil kasabasının girişleri toprak yığınlarıyla kapatıldı; tarım arazileri dikenli tellerle çevrildi. Kasabaya her gece baskınlar düzenlenirken, 100’den fazla silahlı Yahudi yerleşimci bölgeye saldırdı.

Yerleşimciler, işgal ordusunun koruması altında geri dönerek Filistinlilere ait ekinleri ateşe verdi.

Beytüllahim kırsalında da yeni bir demir kapı yerleştirilerek Hüseyin, Battir, Nahhalin ve Vadi Fukin bölgelerine ulaşım engellendi.

17 yaşındaki Filistinli futbolcu şehit edildi

Ramallah’ın kuzeydoğusundaki El-Muğayyir köyünde Yahudi yerleşimciler ve İsrail askerlerinin düzenlediği baskında yaralanan 17 yaşındaki Filistinli futbolcu Fadi el-Naasan, 18 Temmuz’da şehit oldu.

Fadi, Ekim 2023’ten bu yana El-Muğayyir’de şehit edilen yedinci Filistinli oldu. Şehitlerden dördünün çocuk olduğu bildirildi.

Bölgedeki cinayetlerin, Yahudi yerleşimlerini Ürdün Vadisi’ne bağlayacak bir işgal koridoru oluşturma planının parçası olduğu belirtiliyor.

Cami, evler ve süt fabrikası ateşe verildi

Terörist Yahudi yerleşimciler, Masafer Yatta’daki Et-Tuvane köyüne düzenledikleri saldırıda bir camiyi, iki evi ve bir süt fabrikasını ateşe verdi.

İran'dan ABD'ye nükleer tehdit
İran'dan ABD'ye nükleer tehdit
İçeriği Görüntüle

İşgalcilerden biri, yaktıkları binaların duvarlarına “Ev hapsindeyim” yazdı. Saldırıların pervasızlığı, yerleşimcilerin hiçbir cezaya uğramayacaklarından emin şekilde hareket ettiğini ortaya koydu.

Hamile kadın korkudan bebeğini kaybetti

Et-Tuvane köyündeki saldırıda Rukiye Rabai isimli hamile Filistinlinin evi taşlandı. Yahudi işgalciler, köyde evleri ve camiyi ateşe verdi.

Saldırı sırasında büyük korku yaşayan ve hastaneye kaldırılan Filistinli kadın, sağlık durumunun ağırlaşması üzerine karnındaki bebeğini kaybetti.

Altı ayda 3 bin 488 saldırı

Filistin Ayrım Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyinin raporuna göre işgalci Yahudi yerleşimciler, 2026 yılının ilk altı ayında Filistinlilere ve mülklerine karşı 3 bin 488 saldırı gerçekleştirdi.

Saldırılarda bin 182 Filistinli şehit edildi. Yaklaşık 13 bin kişi yaralandı, 24 bine yakın Filistinli ise esir alındı.