Fransa’nın Grenoble kentinde savcılık, 79 yaşındaki bir zanlının 1967-2022 yılları arasında toplam 89 çocuğa cinsel istismarda bulunduğunu açıkladı. Şahıs, sorgusu sırasında ayrıca öz annesini ve teyzesini de boğarak öldürdüğünü itiraf etti. Grenoble Cumhuriyet Savcılığı tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, 2024 yılından bu yana adli kontrol altında tutulan 79 yaşındaki zanlı, yarım asırdan fazla bir süreyi kapsayan korkunç suçlarla itham ediliyor.

İddianameye göre zanlı, 1967’den 2022 yılına kadar geçen 55 yıllık süreçte çocuklara ve ergenlik çağındaki mültecilere yönelik sistematik cinsel saldırılar gerçekleştirdi.

Soruşturma derinleştikçe zanlı, geçmişte işlediği ancak bugüne kadar gizli kalan cinayetlerini de itiraf etmek zorunda kaldı.

Zanlı, 1970’li yıllarda ölümcül bir hastalığı olan annesini bir yastıkla boğarak öldürdüğünü söyledi. Kan donduran itiraflar bununla da sınırlı kalmadı; şahıs, 1990’larda ise yaşlı teyzesini de aynı yöntemle öldürdüğünü kabul etti.

Savcılık, dosyanın detaylarını kamuoyuyla paylaşarak, zanlının başka mağdurları veya tanıklarının olması ihtimaline karşı güvenlik birimleriyle iletişime geçilmesi çağrısında bulundu. Bu vaka, Fransa’nın son yıllarda peş peşe sarsıldığı "geçmişteki çocuk istismarı" skandallarının en sonuncusu oldu.

Ülkede 2000’lerin başında yaşanan ve yargı faciası olarak tarihe geçen "Outreau Skandalı"nın ardından, çocuk istismarı vakalarına yönelik hukuk sisteminde köklü değişikliklere gidilmişti. Fransa’da 2021 yılında kabul edilen yeni yasayla, cinsel rıza yaşı 15 olarak kesinleştirildi.

Çocuklara yönelik cinsel suçlarda zaman aşımı süreleri uzatıldı. Bu yasal düzenleme, faillerin suçun üzerinden onlarca yıl geçse bile yargılanmasının önünü açtı. Grenoble’daki bu dosya, suçların süresi ve mağdur sayısı bakımından Fransa modern tarihinin en büyük "soğuk dava" (cold case) operasyonlarından biri olarak nitelendiriliyor.

Küresel sapkınlık

Bu korkunç hadise, sadece ferdi bir sapkınlık olarak geçiştirilemeyecek kadar derin ve sistematik bir çürümeyi işaret ediyor. Onlarca yıl boyunca özellikle mülteci çocukları hedef alan bu saldırıların fark edilememesi, Avrupa’nın "insan hakları" ve "çocuk koruma" iddialarının ne kadar kof olduğunu ispatlıyor.

Hafızalardaki yerini koruyan Epstein skandalı ile ayyuka çıkan küresel sapıklık ağları, Batı dünyasının her kademesine sirayet etmiş durumdadır. ABD’den Fransa’ya kadar uzanan bu sapkınlık, maneviyattan kopuk ve şehvet merkezli seküler anlayışın toplumları nasıl canavarlaştırdığını da bir kez daha hatırlatıyor. Fransız hukuk sistemindeki yasal yama çalışmaları veya zaman aşımı sürelerinin uzatılması ise kökü derinlerde olan bu ahlaki enkazı kaldırmaya yetmiyor.

Ünye'de İran yapımı kamikaze alarmı
Ünye'de İran yapımı kamikaze alarmı
İçeriği Görüntüle