Resmî kayıtlara ve iktisadî göstergelere göre, memlekette 15-24 yaş arası genç nüfusun yüzde 26’dan fazlası ne eğitimde ne de istihdamda yer alıyor. Üniversite mezunlarının üçte birinden fazlasının kendi sahasında iş bulamadığı ve diplomaların hızla kıymetini yitirdiği mevcut manzara, gençlerde bir irade felcine sebep oluyor. Yıllar süren meşakkatli tahsilin ardından asgarî hayat şartlarına dahi erişememek, emek ile netice arasındaki rabıtayı kökünden sarsmış durumda. Okullar ise bir gaye ve istikbal inşası merkezi vasfını kaybederek gençleri hayattan koparan atıl mekânlara dönüşme tehlikesiyle yüz yüze...
Saha araştırmaları ne diyor?
Saha araştırmaları, genç fertlerin gün içinde ortalama 7 ilâ 8 saatini ekran karşısında tükettiğini belgeliyor. Küresel sermayenin dikkat gaspı üzerine kurduğu dijital mekanizmalar, sabır ve sebat gerektiren tefekkür kabiliyetini doğrudan hedef alıyor. Saniyeler içinde tüketilen görüntüler gençlerde sahte bir tatmin oluştururken, kitleleri ânın bataklığına kilitliyor. Mâzi ile irtibatı koparılan ve yarın tasavvuru karartılan gençlik, dijital vitrinlerin pazarladığı zahmetsiz zenginlik seraplarıyla oyalanıyor.
Mefkûre yoksunluğu
Buhranın temelinde, cemiyeti saran derin gaye kaybı ve ahlakî çözülme yatıyor. Batı menşeli tüketim kültürünün ve aşırı korumacı aile anlayışının mesuliyetten uzak yetiştirdiği fertler, hayatın gayesini kavrayacak manevî muhtevadan mahrum büyüyor. Büyük hedeflerin ve mukaddesatın tasfiye edilmesi, genç nesli tahripkâr bir nihilizmin kucağına iterek gelecek korkusunu pompalıyor.
Bu bir bekâ meselesidir ve bu tıkanıklığın aşılması, meseleyi dar maddî hesapların ötesine taşıyacak sistemli bir fikre muhtaçtır...
Kaynak: TÜİK İşgücü Göstergeleri, OECD Gençlik Raporları,