Artık sabır taşı çatladı, söz bitti, dilde tüy bitti! Yıllardır "dur" dememize, bu zulmün vebalini hatırlatmamıza rağmen, GGM’ler birer bürokratik işkence mekanizması gibi çalışmaya devam ediyor.

Görme engelli mazluma savcı "suçsuz" dedi, Göç İdaresi "cellat" dedi!

51 yaşında, iki gözü de görmeyen Uygur Türkü Ali Abdullah, 24 Şubat 2026 tarihinde İstanbul’daki evine yapılan bir baskınla gözaltına alındı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ifadesi alınan Abdullah hakkında, herhangi bir suç unsuru bulunmadığı gerekçesiyle "serbest bırakılma" kararı verildi.

Koltukta kalmak için çırpınan Netanyahu keferesi İslam'ı hedef aldı
Koltukta kalmak için çırpınan Netanyahu keferesi İslam'ı hedef aldı
İçeriği Görüntüle

Savcılığın serbest bırakma kararına rağmen Ali Abdullah, İstanbul İl Göç İdaresi tarafından alıkonuldu ve derhal Binkılıç Geri Gönderme Merkezi’ne sevk edildi. Üstelik bu mazlum adam hakkında, 6458 sayılı Kanun’un esnek maddeleri arkasına sığınılarak "sınır dışı" kararı çıkartıldı.

Ali Abdullah sıradan bir yabancı değil; Türkiye’de yasal ikamet izni bulunan, dört çocuk babası ve en önemlisi %100 görme engelli özbeöz kardeşimizdir. Kendi temel ihtiyaçlarını bile başkasının yardımı olmadan karşılayamayan bir insanın "kamu düzenini tehdit ettiği" iddiası, hukuki bir garabet değil, alay edercesine bir yalandır. Uluslararası "Geri Göndermeme İlkesi"ne (Non-Refoulement) göre, işkence ve ölüm riski olan bir yere kimseyi iade edemezsiniz. Uygur Türkleri için Çin demek; toplama kampı, sistematik tecavüz, infaz ve akla hayale gelmeyecek binbir zulüm demektir!

SONDAKİKA Görme engelli Uygur Türkü Abdullah GGM'ye hapsedildi! İstanbul'da  yasal ikamet izni ile hayatını sürdüren ve iki gözü tamamen görmeyen 51  yaşındaki Uygur Türkü Ali Abdullah, savcılık tarafından serbest  bırakılmasına rağmen İstanbul

İki gözü görmeyen adamdan mı korkuyorsunuz?

Siz bu adamı hangi akılla GGM tabutluğuna tıkıyorsunuz? Bu mu sizin devlet aklınız? Sokaklarda eli kanlı Siyonist katiller, çifte vatandaşlık zırhına bürünmüş Yahudiler ellerini kollarını sallayarak cirit atarken; faturayı neden hep iki gözü görmeyen mazlum muhacire kesiyorsunuz?

Bünyemiz bu zulmü kaldırmıyor

Mübarek Ramazan’ın manevi ikliminde, iftar sofrasında babasını bekleyen dört yetim ruhlu çocuğun ahı üzerinizdedir. Mazlum muhacirlere cefa çektirme huyundan bir türlü vazgeçmeyen bu bürokratik zihniyet, kimi kime şirin gösteriyor? Kendi öz kardeşini celladına servis etmeye yeltenmek, tarihi ve imanî bir ihanettir!

Bünyemiz bu zulmü kaldırmıyor, vicdanımız bu adaletsizliği hazmetmiyor. Artık bu muhacir avcılığından vazgeçin! Mazlumun yakasından elinizi çekin. Ali Abdullah derhal serbest bırakılmalı, bu hukuksuz sürecin mimarları kamuoyuna hesap vermelidir!