ABD Başkanı Donald Trump ile İngiltere Başbakanı Keir Starmer arasında İran politikası üzerinden başlayan kamuoyuna açık atışmalar, Whitehall (İngiliz bürokrasisi) koridorlarında somut bir güvenlik krizine dönüştü. İngiliz güvenlik ve istihbarat yetkililerinin, "müttefiklerine zarar vermekten çekinmeyen" bir yönetim olarak tanımladıkları Trump idaresiyle hassas istihbarat paylaşımını durdurmaya başladığı bildirildi.
İstihbarat Toplantılarından ABD'li Yetkililer Çıkarılıyor
İngiliz medyasına ve Financial Times'a yansıyan raporlara göre, ABD ile İngiltere arasındaki güvenlik işbirliğinde ilk büyük çatlaklar operasyonel düzeye indi. İngiliz hükümet departmanlarında görevlendirilen ABD'li yetkililerin, artık hassas ulusal güvenlik bilgilerinin konuşulduğu toplantılardan çıkarıldığı kaydedildi.
İLGİLİ VİDEO: İBRAHİM TATLI - ABD - İsrail - İran - İngiltere - Çin / Derin Küresel Savaş
İngiliz istihbarat kaynakları bu durumu "kısasa kısas" bir hamle olarak nitelendirirken, ABD'nin İngiltere'ye ait devlet sırlarının gizliliğini koruyacağına dair güvenin büyük ölçüde zedelendiği vurgulanıyor. İngiltere'nin eski Moskova Savunma Ataşesi John Foreman, konuya ilişkin değerlendirmesinde, "Bir kez kaybedilen güvenin yeniden tesisi zordur. ABD, İngiliz sırlarının gizli kalacağını garanti edemiyorsa, kısıtlamalar getirilmek zorundadır" ifadelerini kullandı.
Krizin Merkez Üssü: İran Operasyonları ve Askeri Üsler
Batı ittifakının en güçlü iki ayağı arasındaki bu derin ayrışmanın merkezinde, ABD'nin İran'a yönelik başlattığı savaş stratejisi yatıyor. Başbakan Keir Starmer yönetimindeki İngiltere'nin, ABD'nin İran'a yönelik ilk saldırılarında Amerikan B-52 bombardıman uçaklarının Gloucestershire'daki RAF Fairford gibi İngiliz askeri üslerini kullanmasına onay vermekte yavaş davranması ve operasyonlara doğrudan katılmayı reddetmesi, Washington'da büyük rahatsızlık yarattı.
Geçmişte ABD'nin üs kullanım taleplerini formalite icabı anında onaylayan Londra'nın, artık her talebi uluslararası hukuk ve ulusal çıkarlar bağlamında "vaka bazında" sıkı bir incelemeye tabi tutması, sistemde ciddi bir tıkanıklığa neden oluyor. Diego Garcia üssünün bulunduğu Chagos Adaları'nın statüsü konusundaki anlaşmazlıklar da bu askeri-lojistik gerilimi besleyen unsurlar arasında yer alıyor.
Bu stratejik ayrışmaya ABD Başkanı Trump'ın yanıtı sert oldu. Trump, Starmer'ı "Bir Churchill değil" sözleriyle küçümseyerek, İngiltere'nin "savaşlara ancak ABD kazandıktan sonra katılmaya çalıştığını" iddia etti. Sosyal medya üzerinden İngiltere'ye yüklenen Trump, jet yakıtı dahi bulamayan ülkelerin ABD'ye bel bağlamayı bırakması gerektiğini belirterek, "Kendi başınıza savaşmayı öğrenmek zorundasınız. ABD artık size yardım etmek için orada olmayacak" ifadelerini kullandı.
Batı Blokunda "İran" Çatlağı Genişliyor
İngiltere ve ABD arasında yaşanan bu kriz, aslında Batı ittifakının (NATO ve Avrupa) İran meselesinde yaşadığı çok daha geniş çaplı bir jeopolitik çatlağın yansıması olarak okunuyor.
Tarafsız diplomatik gözlemcilere göre; ABD'nin Avrupa başkentlerine danışmadan ve öngörülebilir bir çıkış stratejisi sunmadan İran ile girdiği askeri tırmanış, Avrupa'da paniğe ve uzaklaşmaya neden oldu. Washington'un agresif politikalarına karşı Avrupa'da şu tepkiler öne çıkıyor:
-
Avrupa Kendi Yolunu Çiziyor: İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'nin, İran'ı hedef alacak ABD uçakları için İtalyan üslerinin kullanımını reddetmesi Avrupa'daki değişimin en net göstergelerinden biri oldu.
-
İkili Anlaşmalar: İspanya gibi ülkeler, ABD'nin savaş rotasından ayrılarak Cezayir ile sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ithalatını artırma anlaşmaları yapıyor ve Hürmüz Boğazı'nda güvenli geçiş için doğrudan Tahran ile zımni mutabakatlar arıyor.
-
Daralan Diplomatik Kanallar: Trump'ın "Önce Amerika" politikası ve sadık isimlerden oluşan dar bir "Maga" çemberiyle ülkeyi yönetmesi, Avrupalı ve İngiliz diplomatların Washington'daki karar alıcılara erişimini neredeyse imkansız hale getirdi. Bu durum, NATO içindeki geleneksel müttefiklik ağlarının yerini güvensizliğe bırakmasına yol açtı.
1941'deki gizli Sinkov Misyonu ile temelleri atılan ve "Beş Göz" (Five Eyes) ittifakıyla zirveye ulaşan "İki Göz" (ABD-İngiltere) istihbarat paylaşım ağının, Washington'un İngiltere'yi "sadece Avrupa'nın bir parçası" olarak görmeye başlamasıyla varoluşsal bir kriz yaşadığı belirtiliyor.
Diplomatik Yamalar İşe Yarayacak mı?
Savunma ve istihbarat koridorlarında ipler gerilirken, Londra yönetimi son bir diplomatik hamle ile durumu toparlamaya çalışıyor. Başbakanlık (10 Numara), Donald Trump'ın İngiliz monarşisine olan kişisel sempatisini kullanarak, İngiltere Kralı III. Charles'ın Nisan ayı sonunda ABD'ye bir devlet ziyareti gerçekleştirmesini planlıyor. Ancak uluslararası ilişkiler uzmanları ve Whitehall bürokratları, iki ülke arasında İran savaşı üzerinden açılan stratejik uçurumun, salt bir kraliyet ziyareti veya "Kraliyet diplomasisi" ile kapatılamayacak kadar derinleştiği görüşünde birleşiyor.




