Resmi haber ajansı IRNA'nın aktardığı verilere göre Laricani, bu stratejinin detaylarının bizzat ABD Başkanı Donald Trump tarafından ifşa edildiğini savundu.
Laricani’ye göre Vaşington yönetimi strateji değişikliğine giderek doğrudan askeri harekat yerine halkın birliğini sarsmaya odaklandı. Ülkenin kasıtlı bir kriz ortamına çekilmek istendiğini ifade eden Laricani, bu durumu düşmanların yürüttüğü savaşın temel unsuru olarak tanımladı. Özellikle İran ile İsrail arasındaki 12 günlük çatışma döneminde halkı sokağa dökme gayretlerinin yoğunlaştığını, ancak bu girişimlerin akamete uğradığını dile getirdi.
Olayların arka planına dair değerlendirmelerde bulunan Laricani, İsrail'in İran içindeki bağlı yapılar aracılığıyla yeni senaryolar devreye sokma niyetini daha önce kamuoyuna duyurduğunu hatırlattı. Mevcut süreçte bu yapılarla mücadele ettiklerini belirten Konsey Başkanı, barışçıl gösterilerin şiddet eylemlerine dönüşmesinin bu planın bir uzantısı olduğunu vurguladı.
İran’daki gerilim, 28 Aralık 2025 tarihinde yerel para biriminin döviz karşısında sert düşüş yaşaması ve ekonomik darboğazın artmasıyla Tahran Büyük Çarşı'da patlak vermişti. 8 Ocak itibarıyla başkent Tahran'da şiddetini artıran gösteriler üzerine hükümet internete erişim kısıtlaması getirmişti. Söz konusu kısıtlamalar ancak geçtiğimiz günlerde belirli oranlarda esnetildi.
Sürecin ağır bilançosu ise kurumlar arasında farklılık gösteriyor. İran Şehit ve Gaziler Vakfı, Adli Tıp Kurumu verilerine dayanarak olaylarda 3 bin 117 kişinin öldüğünü bildirdi. Buna karşılık ABD merkezli insan hakları kuruluşu HRANA, can kaybı sayısının 5 bin 848’e ulaştığını ve 41 binden fazla kişinin gözaltına alındığını paylaştı.




