Resmî rakamların çok üzerinde olduğu bilinen bu göç dalgası, Akdeniz’de kalıcı ve tehlikeli bir siyonist varlığına sebebiyet veriyor.

Netanyahu: Böyle giderse kaybedeceğiz
Netanyahu: Böyle giderse kaybedeceğiz
İçeriği Görüntüle

Siyonist nüfus adaya taşınıyor

Terörist İsrail’in Güney Kıbrıs Rum Yönetimi nezdindeki sözde büyükelçiliği, bölgede ikamet eden işgalci nüfusun 15 ilâ 20 bin fert civarına ulaştığını bildirdi. Rum basınından Philenews platformuna konuşan elçilik yetkilileri, adayı kendilerine yeni bir yurt olarak seçen İsraillilerin sayısında büyük bir artış yaşandığını itiraf etti. Coğrafî yakınlığın ve Rum yönetiminin teslimiyetçi tavrının sağladığı imkânlarla adaya yerleşen siyonistlerin gerçek sayısının ise açıklananın katbekat üzerinde olduğu ifade ediliyor. Birçok işgalcinin Avrupa Birliği pasaportuna da sahip olması, resmî kayıtlarda görünmeyen gizli bir nüfus yoğunluğu oluşturdu.

İşgal rejiminden kaçış hızlandı

Adadaki siyonist yerleşimci sayısının tırmanışı, terörist İsrail’den yaşanan büyük kaçışı bir kere daha ortaya çıkardı. Tel Aviv Üniversitesi kaynaklı verilere göre, 2023 ve 2024 senelerinde 49 binden fazla İsrailli, işgal altındaki Filistin topraklarını terk ederek geri dönmemek üzere kaçtı. Terör şebekesinin vergi dairesi raporları da bilhassa hekim, mühendis ve yüksek gelir grubuna mensup kişilerin firarında rekor seviyelere ulaşıldığını ortaya koydu. Mücahidlerin vurduğu darbelerle sarsılan siyonist rejimden kaçan bu kitleler, kendilerine ilk sığınak olarak Güney Kıbrıs’ı seçti.

Kalıcı yerleşim ve iktisadî sızma

Terörist İsrail’in adadaki faaliyetleri yalnızca fertlerin yerleşimiyle sınırlı kalmıyor; şirketler eliyle adada derin bir sızma harekâtı yürütülüyor. İki taraf arasındaki ticaret hacmi 2025 senesinde 600 milyon avroyu aşarken, siyonist şirketler Kıbrıs’ı enerji depolama, yapay zekâ, tarım ve siber güvenlik sahalarında bir merkez ve sıçrama tahtası haline getirmeyi hedefliyor.

Rum idaresinde yayın yapan Kathimerini gazetesi de bu sinsi yerleşimin tehlikelerine dikkat çekerek; açılan özel okulların, havraların ve işletmelerin adada kalıcı bir siyonist kolonisi kurma hedefine hizmet ettiğini ve bölgede telafisi güç kırılmalara sebebiyet vereceğini kaydetti.