Siyonist rejim içinde patlak veren kavga, işgalci şürekânın içine düştüğü derin acziyeti ve siyasî ikbal uğruna bölgeyi ateşe atma çılgınlığını bir kez daha ortaya koydu. Kan ve kaos tüccarı Netanyahu'nun seçim manipülasyonu, kendi askerî bürokrasisinde dahi büyük bir güvensizlik dalgası oluşturdu.

Palmahim Üssü'nde soğuk rüzgârlar

Terörist İsrail'de yayın yapan Kanal 12 televizyonunun aktardığı bilgilere göre, Netanyahu ile Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir arasında İran'a yönelik yeni bir saldırı talimatı sebebiyle şiddetli bir kriz patlak verdi. Salı günü sandık başına gidecek olan işgal rejiminde, siyaset sahnesindeki koltuğunu kaybetme korkusu yaşayan Netanyahu, orduya derhal İran'ı hedef alma direktifi verdi. Ancak Genelkurmay Başkanı Zamir, böylesi şuursuzca bir hamlenin ağır bir hesap hatasına sebebiyet vereceğini belirterek emri doğrudan icra etmeyi reddetti. Zamir, operasyon öncesinde kapsamlı bir değerlendirme toplantısı yapılmasını ve siyasî kademenin sorumluluğu üstleneceğine dair Netanyahu'dan ıslak imzalı resmî bir belge verilmesini talep etti.

Pazar günü Palmahim Hava Üssü'nde bir araya gelen ikili arasındaki havanın son derece gergin ve buz kestiği belirtilirken, ordu kanadının siyasî şov uğruna telafisi imkânsız bir batağa saplanmaktan endişe ettiği kaydedildi. Bir diğer üst düzey işgal yetkilisi ise Zamir'in bu itirazının tarihe geçeceğini öne sürdü. Basına sızan kapalı devre toplantı kayıtlarında Zamir'in, seçim arifesinde İran'a vurmayı gerektirecek somut hiçbir operasyonel emare bulunmadığını muhataplarının yüzüne vurduğu öğrenildi.

Suçüstü yakalanan Netanyahu inkâra sarıldı

Terör şebekesinin içinde kopan fırtınanın kamuoyuna sızması üzerine telaşa kapılan Netanyahu, tetikçi yayın organı Kanal 14 ekranlarına çıkarak krizi alelacele yalanlama yoluna gitti. Ordunun başında bulunan Zamir ile aralarında hiçbir ihtilaf olmadığını iddia eden siyonist elebaşı, haberleri "saçmalık" diye niteleyerek birilerinin fitne çıkarma peşinde olduğunu savundu. Kamuoyunu oyalamak gayesiyle her zamanki manipülasyonlarına sığınan Netanyahu, Askeri İstihbarat Şefi Shlomi Binder ve katil şebeke Mossad'ın Direktörü Roman Gofman'ın İran'ın seçimlere müdahale ettiğine yönelik iddialarının perdelenmek istendiğini ileri sürdü. Gasp altındaki Batı Şeria sınırında da benzer hezeyanları dillendiren eli kanlı Başbakan, sözde saldırı tehditleri aldıklarını iddia ederek saldırganlığına kılıf uydurmaya çalıştı.

Terörist İsrail'den Filistinli esirlere elektroşok silahlı işkence
Terörist İsrail'den Filistinli esirlere elektroşok silahlı işkence
İçeriği Görüntüle

Vaşington destekli kirli tezgâh

Uluslararası çevreler ve bölge kaynakları, sıkışan Netanyahu kabinesinin ayakta kalabilmek adına İran, Lübnan ya da Gazze Şeridi'ne dönük yeni bir katliam ve saldırı dalgası başlatabileceği ihtimaline dikkat çekiyor. Nitekim terör rejiminin en büyük hâmisi olan emperyalist ABD Başkanı Trump ile Netanyahu'nun, ekim ayının başından bu yana hem Tel Aviv'deki parlamento seçimleri hem de Vaşington'daki Kongre ara seçimleri öncesinde İran'a taarruz ihtimalini kapalı kapılar ardında müzakere ettikleri biliniyor. Seçim sandığını kanla doldurmaya alışkın olan işgalci şeflerin bu pervasız hesapları, hem bölgedeki direniş hattının kararlılığı hem de kendi içlerindeki parçalanmışlık sebebiyle çıkmaza sürükleniyor.