Hukukun ve adaletin temsili iddiasındaki bir kurumun, toplumun dini ve milli değerleriyle bağdaşmayan vesapkın anlayışlara resmi bir zırh kazandırma çabası kamuoyunda tepkiyle karşılandı.

Fransa’da "Sarı Yelekliler" alarmı: 70 bin polis sahada
Fransa’da "Sarı Yelekliler" alarmı: 70 bin polis sahada
İçeriği Görüntüle

Hukuk bu mudur?

Adaletin tesisi ve toplum huzurunun sağlanması için var olması gereken hukuk kurumu, bugün ne idüğü belirsiz dayatmaların meşrulaştırılma alanına dönüştürülmek isteniyor. Aleyhindeki tüm itirazlara rağmen kabul edilen bu kararla birlikte soruyoruz: Hukuk bu mudur? Barolar, toplumun ahlak surlarında gedik açan anlayışların, sapkınlıkların savunulduğu ve "hak" adı altında normalleştirildiği mecralar mıdır?

Tüm avukatların ve nihayetinde milletin imkânlarıyla ayakta duran bir kamu kurumu niteliğindeki baronun, bütçesini ve imkânlarını toplum yapısını bozan faaliyetlere tahsis ediliyor. Vatandaşın ödediği vergiler ve avukatların aidatları, sapkınlıkların propaganda edilmesine ve bunların davalarına harcanacak.

Ahlaktan yoksun bir hukuk olabilir mi?

Köklerini toplumun vicdanından, ahlakından ve kadim değerlerinden alan hukuk, ahlaktan yalıtılmış, toplumun manevi değerlerine savaş açmış bir adalet anlayışına dönüştürülüyor. Hukukun içinde ahlak bulunmayacaksa buna nasıl hukuk denilebiliyor? Hukuk, başlı başına ahlakın ve faziletin muhafazasını esas almıyor mu? Şahsi ve marjinal ajandalar uğruna açıkça ahlaksızlığın savunulması, hukuk kavramının içini boşaltıyor ve adalete ağır bir darbe indiriyor.

Baran Dergisi