Adalet Bakanı Akın Gürlek, kamuoyunun merakla beklediği "sosyal medyaya kimlikle giriş" düzenlemesinde sona gelindiğini müjdeledi. Bakan Gürlek’in ifadelerine göre, küresel teknoloji devleriyle yürütülen temaslar neticelendi ve Türkiye’nin şartları bu platformlar tarafından, yapılan müzakarelerin sonunda kabul edildi.
-
Sosyal medya platformları, Türkiye’nin kimlik doğrulama talebini kabul etti.
-
Sistem üç ay içerisinde tamamen hayata geçecek.
-
Yasanın Meclis’ten geçişini müteakip Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) süreci yönetecek.
-
Mevcut doğrulanmamış hesaplara bir geçiş süreci tanınacak; bu süre zarfında kimliğini ibraz etmeyen "gölge varlıklar" dijital sahneden silinecek.
Bu adım, Batı’nın "dijital sömürgecilik" aparatlarına karşı milli bir haysiyet mücadelesidir. Yıllardır klavye arkasına saklanıp küfreden, fitne yayan ve cemiyetin sinir uçlarıyla oynayan "müstear isimli" lejyonerlerin dönemi kapanıyor.
Fikir, sahibinin ismiyle değer kazanır. İsmini gizleyen, aslında fikrinden utanan veya bir hıyanetin içindedir. Kimlikle giriş mecburiyeti, "söylediğinin bedelini ödeme" ahlakını geri getirecektir. Sözün namusu, onu söyleyenin şahsiyetiyle kaimdir.
Bakanlığın bu çalışmada Aile Bakanlığı ile "yakın temas" kurması tesadüf değildir. Dijital dehlizlerde savunmasız bırakılan gençlerimiz, sahte hesaplar üzerinden yürütülen operasyonlarla kimliksizleştiriliyordu. Kimlik tespiti, bu saldırı hattında bir "kale duvarı" işlevi görecektir.
Sosyal medya, bugünkü haliyle bir "lağım çukuru" hüviyetindedir. Kimlikle giriş düzenlemesi, bu çukurun ıslahı yolunda atılmış önemli bir adımdır. Ancak unutulmamalıdır ki; sadece "kimlik" sormak yetmez, o mecralarda üretilen "içeriğin" de milli ve manevi süzgeçlerden geçirilmesi elzemdir. Üç ay sonra başlayacak olan bu yeni dönem, umuyoruz ki dijital dünyada "başıboşluğun" değil, "hakkaniyetin ve ahlakın" hakimiyetine vesile olur.
Baran Dergisi




