Bölgeyi yakından takip eden uzmanlar, arabulucuların çabalarının karşılık bulmaması halinde ufukta büyük bir çöküşün göründüğünü belirtiyor. Siyonist rejimin sahadaki provokasyonları anlaşmayı sabote etmeye yönelik bir hamle olarak okunurken, Vaşington yönetiminin Ukrayna ve Venezuela’daki krizlerle meşgul olması Gazze’yi diplomatik bir boşluğa itiyor.
Sessiz soykırım ve işbirlikçi çeteler
Hamas Siyasi Büro Üyesi Basim Naim, Gazze’deki durumu "sessiz soykırım" olarak nitelendirdi. 84 gündür süren ihlallerin, Netanyahu hükümetinin gerilimi tırmandırma niyetini açıkça gösterdiğini belirten Naim, bu stratejinin altında yatan asıl sebebin Filistinlileri yerinden etme planı olduğunu vurguladı. Naim, başta Amerikan garantörlüğü olmak üzere tüm arabulucuları, terörist İsrail’e baskı yapmaya çağırdı.
Bu açıklamalar, Hamas’ın işgal altındaki bölgelerde faaliyet gösteren ve Rami Halas liderliğindeki silahlı grupla girdiği çatışmanın hemen ardından geldi. Saha kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Halas’a bağlı unsurlar Tuffah Mahallesi’ndeki Sanfur kavşağına doğru ilerlerken Hamas güçleriyle karşı karşıya geldi. 20 dakika süren çatışmanın, işgalciye ait İHA’ların gözetiminde gerçekleşmesi ve çatışma biter bitmez İHA’ların bölgeyi bombalaması, bu grupların kimin adına hareket ettiğine dair şüpheleri doğruladı. 10 Ekim ateşkesinden bu yana işgalcinin saldırıları sonucu şehit olanların sayısı 423’ü aştı.
Mısır eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Hüseyin Haridi, çatışmaların şiddeti azalmış gibi görünse de savaşın fiilen bitmediğine dikkat çekti. 29 Aralık’ta Vaşington’da gerçekleşen Trump-Netanyahu görüşmesine işaret eden Haridi, bu zirveden çıkan sonucun İsrail’e gerilimi artırma konusunda "açık çek" verilmesine sebep olduğunu belirtti. Venezuela’daki olayların tırmanmasıyla dikkati dağılan Vaşington’un, Gazze’deki Siyonist planlara göz yumduğu ifade ediliyor.
Siyasi analist Dr. Ayman el-Rakeb ise işgalcinin savaşı yeniden başlatmak için kendisine sadık yerel unsurları sahaya sürdüğünü belirtiyor. El-Rakeb’e göre Netanyahu, Trump’tan aldığı cesaretle hem saldırıları sürdürmek hem de iç karışıklık çıkarmak istiyor. Ancak şu aşamada topyekûn bir savaştan ziyade, nüfusu yerinden etmeye yönelik bir baskı stratejisi izleniyor.
Mısır’ın ikinci aşama ısrarı ve Refah kapısı
Sahadaki bu gerilimli atmosferde Kahire yönetimi, anlaşmanın ikinci aşamasını hayata geçirmek için diplomatik trafiği hızlandırdı. Mısır İstihbarat Başkanı Hasan Reşad’ın Filistinli yetkililerle yaptığı görüşmeler, Trump’ın vizyonu ve BM kararları çerçevesinde istikrarı sağlama çabası olarak sunuluyor.
Öte yandan İsrail basını, Refah Sınır Kapısı’nın yakında açılabileceğini ve kapının yönetiminde Avrupa güçlerinin rol alacağını iddia etti. Ancak tüm bu diplomatik manevralara rağmen, terörist İsrail’in "önce Hamas’ın silahsızlandırılması" şartını dayatması ve Vaşington’la bu konuda mutabık kalması, sürecin önündeki en büyük engel olarak duruyor.





