Gelişmeyi, belgenin imzalanacağı Londra seyahati öncesinde Polonya Başbakanı Donald Tusk kamuoyuna açıkladı.
Başbakan Tusk, Varşova’da yaptığı açıklamada, imzalanacak anlaşmanın giriş bölümünün stratejik önem taşıdığını belirtti.
Tusk, “Anlaşmanın ilk cümlelerinden biri belirleyici bir öneme sahip. Rusya’nın en büyük tehdidi oluşturduğunun bilincindeyiz. Polonya-İngiltere işbirliği de bu tehdide karşı koymaya odaklanmıştır” ifadelerini kullandı.
Polonya Başbakanı, söz konusu belgenin, Fransa ile daha önce yapılan anlaşmanın ardından Polonya için en önemli ikinci savunma sözleşmesi niteliğinde olduğunu da sözlerine ekledi.
Tusk’ın verdiği bilgilere göre, Fransa ve İngiltere ile yapılan ikili anlaşmalar, olası bir askeri çatışma durumunda Paris ve Londra’nın Varşova’ya hızlı bir şekilde yardım ulaştırmasını öngörüyor.
Bu mekanizma, NATO üyesi 32 ülkenin tamamının ittifak tüzüğünün kolektif savunmayı düzenleyen 5. maddesini etkinleştirmek üzere ortak karar almasından ve ortak bir yanıt geliştirmesinden önce devreye girecek şekilde tasarlandı.
Varşova’nın “anında tepki vermeye hazır dostlara sahip olmak” amacıyla ikili savunma ittifakları kurmayı sürdüreceğini vurgulayan Tusk, “Bu adımlar, NATO’nun bir ikamesi ya da NATO’ya ek bir yapı değildir. Polonya, bir bütün olarak NATO’ya ve transatlantik ilişkilere önem veren bir ülkedir. Bu konumumuzda hiçbir şey değişmedi, ancak biz her ihtimale karşı hazır olmak istiyoruz” şeklinde konuştu.
İngiltere hükümeti tarafından yapılan resmi açıklamada ise Polonya ile varılan yeni anlaşmanın savunma işbirliğini güçlendirmeyi, sınırların korunmasını ve organize suçla mücadeleyi hedeflediği aktarıldı.
Anlaşmanın teknik detaylarına göre, iki ülke yeni nesil silahların, hava ve füze savunma sistemlerinin ortak gelişimini sağlayacak adımlar atacak ve orta menzilli füzelerin ortak üretimine odaklanacak.
Ayrıca İngiltere ve Polonya, NATO’nun doğu kanadını güçlendirmek amacıyla insansız hava aracı sistemlerinin kullanım alanını genişletmeyi, İHA’lara karşı savunma ve elektronik harp konularında ortak askeri tatbikatlar düzenlemeyi planlıyor.
Nisan ayı sonunda yaptığı açıklamalarda Rusya’nın bu yıl içinde NATO üyesi ülkelere yönelik bir askeri saldırı gerçekleştirebileceğini dile getiren Tusk, ittifak üyesi tüm ülkelerin kolektif savunma yükümlülüklerini yerine getirmeye pratik düzeyde hazır olup olmadıklarının netleştirilmesi gerektiğini kaydetmişti.
Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas da Ukrayna’daki savaşta yaşanan kilitlenme nedeniyle Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, yeni bir seferberlik dalgası başlatabilmek için bir NATO ülkesine saldırma kararı alabileceğini iddia etti.
Kallas konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Elbette kimse Putin’in kafasından geçenleri tam olarak okuyamaz. Ancak bu durum, savaşı daha da ileriye taşımak ve çatışmanın mevcut doğrusal seyrini değiştirmek için yaptığı bir hesaplama olabilir” görüşünü dile getirdi.





