Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Batı'nın Kiev'e silah pompalayarak nükleer güçler arasında silahlı çatışma tehdidini artırdığını vurguladı.

11. Moskova Uluslararası Güvenlik Konferansı'nda konuşan Lavrov,

"Bugün ABD, NATO ve AB, Rusya'yı çevrelemeye ve Rus dünyasını bölmeye yönelik jeopolitik projelerini kurtarmak için Ukrayna'ya giderek daha fazla modern silah pompalıyor, çatışmayı daha fazla kışkırtıyor ve bununla beraber silahların dünya genelinde kontrolsüz şekilde yayılmasını provoke ediyor. Onların maceracı, sorumsuz politikaları, nükleer güçler arasında doğrudan bir silahlı çatışma tehdidini önemli ölçüde artırıyor"

dedi.

Lavrov, Ukraynalı Naziler aracılığıyla Rusya'yı parçalama girişiminin tek kutup dünyayı yeniden canlandırma stratejisinin bir parçası olduğunun altını çizdi.

"ABD'nin NPT'yi raydan çıkarma girişimlerinden endişeliyiz"

Lavrov, Rusya'nın ABD'nin Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması'nı (NPT) 'raydan çıkarmaya' hazırlandığından endişe ettiğini söyledi.

“İsrail'in soykırımını örtbas etmek için antisemitizm suçlamaları kullanılıyor” “İsrail'in soykırımını örtbas etmek için antisemitizm suçlamaları kullanılıyor”

ABD'nin silah kontrolü ve silahların yayılmasının önlenmesi alanındaki tüm önemli anlaşmaları raydan çıkardığını anımsatan Lavrov, ABD, İngiltere ve Avustralya'nın üçlü savunma ittifakı (AUKUS) kapsamındaki Anglosakson nükleer projesinin NPT'nin prosedürü dışında bırakma girişimleri nedeniyle NPT'nin raydan çıkarılmasından endişe duyduklarını anlattı.

1968 yılında imzaya açılan Antlaşma'nın yarım yüzyılı aşkın bir süredir uluslararası güvenlik ve stratejik istikrar sisteminin temel unsurlarından biri olduğunu kaydeden Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Antlaşma'nın taraflarından biri olan Rusya'nın yükümlülüklerini harfiyen yerine getirdiğini belirtmişti.

"Ukrayna'daki darbede sessiz kalan Batı, Nijer'deki darbeye hepi bir ağızdan tepki veriyor"

Batı'nın çifte standart uygulamalarına bir kez daha dikkat çeken Lavrov, 2014 yılında Ukrayna'daki devlet darbesi karşısında sessiz kalan Batı'nın Nijer'deki darbeye hep bir ağızdan tepki verdiğini ve her türlü aracı kullanarak demokrasiye dönülmesini talep ettiğini vurguladı.