Erdoğan-Trump görüşmesi: Gündem Suriye ve Gazze
Erdoğan-Trump görüşmesi: Gündem Suriye ve Gazze
İçeriği Görüntüle

TikTok'un devir teslimi, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun sosyal medyadaki kontrol kaybını "askeri bir mağlubiyet riski" olarak gören itiraflarıyla eş zamanlı gerçekleşti.

"Kendi Silahlarımızla Karşı Koymalıyız": Netanyahu’nun Savaş İlanı

Sürecin yalnızca ticari bir "satın alma" değil, stratejik bir "susturma operasyonu" olduğu, İsrail Başbakanı Netanyahu’nun basına sızan şu sözleriyle netlik kazandı:

"Yahudi düşmanlığı en çok sosyal medyada yaygın. Burası yeni savaş alanı. Burada kendi silahlarımızla karşı koymalıyız. Oyuna geç kaldık ama savaş alanında kazandığımız gibi bu savaşı da kazanacağız."

Uzmanlara göre Netanyahu’nun "kendi silahlarımız" ifadesi, ABD’deki siyasi lobi gücünü ve teknoloji devleri üzerindeki nüfuzu işaret ediyordu. 7 Ekim sonrası süreçte, ana akım medyanın aksine Gazze’deki soykırımın sansürsüz görüntülerini dünyaya ulaştıran tek mecra olan TikTok, İsrail’in "hasbara" (kamu diplomasisi/propaganda) çarklarını zorlamıştı. ABD’li Z kuşağının İsrail karşıtı protestolara yönelmesinin baş sorumlusu olarak gösterilen platformun "Amerikalılaştırılması", bu bağlamda İsrail için bir varoluşsal güvenlik meselesi haline gelmişti.

Oracle Kilitli Kapılar Ardında: "Gölge Yasaklama" Dönemi Başladı

27 Ocak 2026 itibariyle sahadan gelen veriler, Netanyahu’nun "savaşı kazanacağız" vaadinin hayata geçirildiğini gösteriyor. TikTok’un algoritmik kontrolünün Çinli ByteDance’ten alınıp, CIA ve Pentagon ile yakın bağları bilinen Oracle’ın "Project Texas 2.0" sunucularına geçmesiyle birlikte, platformda keskin bir politika değişikliğine gidildi.

Filistin yanlısı aktivistler ve dijital haklar gözlemcileri, devir işleminden sadece günler sonra şu değişiklikleri raporladı:

  1. Kavramsal Temizlik: ABD yönetimi ve Siyonist lobi kuruluşlarının baskısıyla, platformun moderasyon politikasına "Uluslararası Holokost Anma İttifakı (IHRA)"nın antisemitizm tanımı entegre edildi. Bu hamleyle, İsrail devletinin politikalarına yönelik "işgalci", "apartheid" veya "siyonist sömürgecilik" gibi siyasi eleştiriler, doğrudan "Yahudi düşmanlığı" (antisemitizm) kategorisine alınarak nefret suçu sayılmaya başlandı.

  2. Etiket Susturma (Hashtag Suppression): #FreePalestine, #GazaGenocide gibi etiketlerin erişimi, "topluluk güvenliği" gerekçesiyle %50 oranında düşürüldü.

  3. Algoritmik Tecrit: Eskiden milyonlarca izlenmeye ulaşan Gazze merkezli habercilerin içerikleri, artık ABD'li kullanıcıların "Sizin İçin" (For You) sayfasına düşürülmüyor. Algoritma, İsrail'in "kendini savunma hakkı"nı vurgulayan içerikleri "eğitici/haber" kategorisinde öne çıkarırken, Filistinli sivillerin çektiği acıları "grafik şiddet" gerekçesiyle filtreliyor.

TikTok operasyonu, münferit bir olay değil, dijital kuşatmanın son parçalarından biri olarak değerlendiriliyor. Daha önce Facebook ve Instagram (Meta), "Siyonist" ifadesinin kullanımını kısıtlamış, Filistin bayrağı emojilerini "potansiyel terör desteği" olarak incelemeye almıştı. X (eski Twitter) platformunda ise Elon Musk’ın İsrail ziyaretleri sonrası Filistinli hesaplara yönelik "görünürlük kısıtlamaları" artmıştı.

TikTok, kullanıcı tabanının gençliği ve algoritmasının "trend yaratma" gücüyle, Filistinlilerin sesini dünyaya duyurabildiği, Batı medyasının filtrelerini aşabildiği tek alandı. ABD’li siyasetçilerin "Çin Komünist Partisi propagandası yapılıyor" iddiasıyla başlattığı, ancak arka planda AIPAC (Amerikan İsrail Kamu İşleri Komitesi) tarafından fonlanan yasaklama kampanyası, platformun bugün fiilen "Amerikan devlet medyası" çizgisine çekilmesiyle sonuçlandı.

Gerçeğin Karartılması

Filistinli dijital haklar savunucuları, yaşanan bu süreci "Dijital Nekbe" olarak tanımlıyor. Fiziksel işgalin sahadaki izlerini silmeye çalışan İsrail, şimdi de dijital işgalle bu suçların "hafızasını" silmeyi hedefliyor.

ABD dışındaki kullanıcılar için uygulama şimdilik eski seyrinde devam etse de, küresel içerik trendlerini belirleyen ABD pazarının "sterilize edilmesi", Gazze’nin sesinin küresel çapta kısılması anlamına geliyor. Netanyahu'nun "geç kaldık ama kazanacağız" sözü, sadece askeri bir zaferi değil, gerçeğin inşasında tekelin yeniden Siyonist anlatının eline geçmesini ifade ediyor.

Bugün itibariyle TikTok ABD; dans videolarının serbest, ancak Gazze’deki çocukların çığlıklarının "algoritmik gürültü" sayılarak kısıldığı yeni bir döneme girdi.