Müslümanları darp edenler serbest!
Müslümanları darp edenler serbest!
İçeriği Görüntüle

Mazlum halkların kanı ve gasbedilen zenginlikleri üzerine saltanat kuran Orange-Nassau Hanedanı’nın, vahşi sömürü çarkına doğrudan müdahil olduğu tescillendi. Leiden Üniversitesi’nin neşrettiği beş ciltlik araştırma, Batı emperyalizminin asıl çehresini ve taht sahiplerinin bu zulümdeki doğrudan mesuliyetini ortaya koyuyor.

Mazlum coğrafyaların kanıyla beslenen hanedan

Leiden Üniversitesi bünyesinde Prof. Gert Oostindie ve 60 kişilik heyetin yürüttüğü kapsamlı tetkik, Orange-Nassau Hanedanı’nın sömürgecilik suçlarına doğrudan ortaklığını teyit etti. Beş cilt halinde hazırlanan rapor, Lahey’de tertip edilen merasimle Kral Willem-Alexander’a takdim edildi. 1600’lü yıllardan bugüne uzanan dönemin masaya yatırıldığı araştırmada, hanedanın sömürü ve talan siyasetine hiçbir tereddüt duymadan, tam bir inançla iştirak ettiği tespit edildi. Kraliçe Wilhelmina dahil tahta oturan bütün krallar ve kraliçeler, mazlum halkların yurtlarının işgal edilmesini ve hak arayan kitlelerin kanlı sürgünlerle bastırılmasını meşru kabul etti.

"Dönemin şartları" cinayete mazeret olamaz!

Araştırmada ortaya konan vesikalar, Kral 1. Willem’in köle ticaretine ve insanlık dışı esarete ses çıkarmadığını, 19. asırda hüküm süren 2. ve 3. Willem’in de köleliğin feshine hiçbir destek sunmadığını belgeledi. Hanedan mensuplarının beyaz üstünlüğünü merkeze alan ayrımcı zihniyete kol kanat gerdiğini belirten Prof. Oostindie, o günün şartlarının bir sığınak teşkil edemeyeceğini vurguladı. Sömürülen halkların kıyamından ve kölelik karşıtı fikirlerden kraliyetin haberdar olduğunu hatırlatan Oostindie, hanedanın bu zalim sisteme bilerek güç verdiğini kaydetti. Kraliyetin sömürge düzenine sağladığı destek, hem ailenin nüfuzunu takviye etti hem de devasa bir mali kaynağa sebebiyet verdi.

Sömürüden elde edilen yarım milyar avroluk servet

Tarihî vesikalar, hanedanın hususiyle 19. asırda sömürge mekanizması vasıtasıyla bugünün rayiciyle takriben yarım milyar avro haksız kazanç sağladığını gösteriyor. Başta Hollanda Doğu Hint Adaları (bugünkü Endonezya) olmak üzere yağmalanan topraklardan gelen bu servet, hanedanın kasasını doldururken bölge halklarına ölüm ve sefalet getirdi. Yüzleşme adı altında raporu teslim alan Kral Willem-Alexander ise neticelerin sarsıcı olduğunu itiraf etmek mecburiyetinde kaldı. Saray arşivlerinin açılmasıyla ortaya saçılan bu itiraflar, Batı hanedanlarının zenginliğinin mazlumların kanı üzerine bina edildiğini bir kere daha gün yüzüne çıkardı.