"Zeytine ve İncire Adanan Hayatlar" üst başlığıyla, 11 Haziran Salı günü saat 17.00'da Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Sultanahmet Şubesi'nde yapılan Mücerret Buluşmaları yeni sezonunun ilk programında, İzzeddin el-Kassam'ı Peren Birsaygılı Mut, Naci el-Ali'yi Bülent Tokgöz, Rachel Corrie'yi ise Esra Elönü anlattı.

Mücerret'in kurucusu ve Yayın Yönetmeni İsmail Halis'in moderatörlüğünde yapılan programda, İzzeddin el-Kassam, Naci el-Ali ve Rachel Corrie gibi önemli şahsiyetlerin hayatı, mücadelesi ve insanlığa bıraktığı ibretlik aksiyonları konuşuldu.

Tyb'de İzzeddin El Kassam, Naci El Ali Ve Rachel Corrie Konuşuldu2

İZZEDDİN EL-KASSAM

“Suriye'den Filistin'e Bir Direniş Hikayesi: İzzeddin El-Kassam” isimli kitabın yazarı Peren Birsaygılı Mut, programda İzzeddin el-Kassam'ın hayatı ve mücadelesi ile birlikte Filistin meselesinin tarihi bağlamını ele alıyor.

Yazar Mut, İzzeddin el-Kassam'ın Filistin'e gelmeden önceki hayatına değiniyor. Doğumunun 1883 yılında Suriye'nin Cebele Kasabasında gerçekleştiğini belirtiyor ve babasının çok sevilen, tanınmış bir şahıs olduğunu ifade ediyor. İzzeddin el-Kassam'ın küçük yaştan itibaren dinine ve eğitimine önem verdiğini, sürekli Kur’an okuduğunu anlatıyor. Daha sonra eğitimini tamamlamak için Mısır'daki Ezher Üniversitesi'ne gittiğini ve bu üniversitede bulunurken Fransızlar tarafından işgal edilen Cezayir'deki Müslümanların durumunu gözlemleme fırsatı bulduğunu, İzzeddin el-Kassam'ın daha sonra Suriye'ye dönerek orada vaaz vermeye başladığını ve Fransızlara karşı direnişin başlatılmasında rol aldığını söylüyor.

Yazar Mut, İzzeddin el-Kassam'ın Filistin'e geçişini de anlatıyor. İzzeddin el-Kassam'ın 1930 yılında Filistin'e geldiğini ve orada İstiklal Camii'nde vaaz vermeye başladığını, Filistin'de yoksulların yanında olduğunu, yetimler ve dullarla ilgilenerek onların sorunlarını çözmeye çalıştığını aktarıyor.

Tyb'de İzzeddin El Kassam, Naci El Ali Ve Rachel Corrie Konuşuldu3

Yazar, İzzeddin el-Kassam'ın Filistin'deki mücadelesini de ayrıntılı bir şekilde anlatıyor. İzzeddin el-Kassam'ın Siyonistlere karşı direnişte öncü rol oynadığını ve İstiklal Camii'nin minberinde sürekli olarak cihat ayeti okuyarak Filistin halkını Siyonistlere karşı savaşmaya teşvik ettiğini söylüyor.

İzzeddin el-Kassam'ın Siyonistlerle olan çatışmalarına da değinen yazar, Kassam’ın Filistin'deki Siyonist güçlerle bir dizi çatışma yaşadığını ve bu çatışmaların Filistin halkını Siyonistlere karşı mücadeleye teşvik ettiğini, Kassam’ın ölümünün de önemli bir olay olduğunu ifade ediyor. İzzeddin el-Kassam'ın 1936 yılında, Siyonistler tarafından gerçekleştirilen bir saldırıda öldürüldüğünü söylüyor.

Yazar, İzzeddin el-Kassam'ın Filistin halkına olan etkisinden de bahsediyor ve İzzeddin el-Kassam'ın Filistin halkını bilinçlendirmede ve Siyonistlere karşı mücadeleye yöneltmede önemli bir rol oynadığını belirtiyor.

Yine yazar, İzzeddin el-Kassam'ın Filistin halkının belleğinde yer eden önemli bir şahsiyet olduğunu ve onun mirasının hala yaşandığını ifade ederek konuşmasını sonlandırıyor.

NACİ EL-ALİ

Cihadın Mahrem Hikâyesi, Veziristan Sevgilim Elveda, Yorgun Yabancı Savaşçı, Stratejiler Komplolar gibi kitapların yazarı olan Bülent Tokgöz, programda ünlü Filistinli karikatürist Naci el Ali'nin hayatını, çocukluğunu, sanat kariyerini ve politik duruşunu özellikle "Hanzala" karakteri aracılığıyla Filistin direnişine olan katkısını anlatıyor.

Yazar Tokgöz, ünlü Filistinli karikatürist Naci el Ali’nin 1936 yılında Filistin'de doğduğunu, 12 yaşındayken 1948 Filistin Savaşı sırasında evinden edildiğini ve hayatı boyunca bu travmanın izlerini taşıdığını anlatıyor. Ali’nin sanat kariyerine teknik eğitim alarak ve Suudi Arabistan'da çalışarak başladığını, 1962'de Hassan Kanafani ile tanıştığını ve Filistin Direnişine olan bağlılığının arttığını, 1969 yılında ise "Hanzala" adlı, Filistin halkının direnişini ve trajediyi sembolize eden bir karakter oluşturduğunu aktarıyor.

Tokgöz, “Hanzala, el Ali'nin çizimleri aracılığıyla Filistin direnişinin tüm zorluklarını, İsrail işgalini, Arap liderlerinin ihanetini ve direnişin zorluklarını yansıttı ve El Ali, "Hanzala" karakteri ile Filistin halkının sesini duyurarak dünyaya sesini duyurdu.” diyor.

Tyb'de İzzeddin El Kassam, Naci El Ali Ve Rachel Corrie Konuşuldu 5

Yazar, El Ali’nin, sadece İsrail işgaline karşı değil, aynı zamanda Arap dünyasının diktatörlükleri ve ihanetine karşı da sert bir eleştiri getirdiğini, bu cesur tavrının, onu birçok tehdit ile karşı karşıya bıraktığını dile getiriyor.

İktidarın derdi sapkınlığı engellemek değil Taksim'miş İktidarın derdi sapkınlığı engellemek değil Taksim'miş

Yazar, Naci el Ali'nin "Hanzala" karakterinin, Filistin direnişinin önemli bir simgesi haline geldiğini ve eserlerinin hala Filistin halkının mücadelesini anlatan önemli bir kaynak olarak görüldüğünü ve önemli bir sanatçı olarak tarihe geçtiğini kaydediyor.

Kısacası Tokgöz, Naci el Ali'nin sanatının sadece Filistin direnişine değil, aynı zamanda Arap dünyasının siyasi ve sosyal gerçeklerine nasıl bir ayna tuttuğunu gösteriyor. Naci el Ali'nin "Hanzala" aracılığıyla Filistin halkının sesini cesurca ve etkileyici bir şekilde nasıl duyurduğunu anlatıyor.

RACHEL CORRİE

Yazar Esra Elönü, programda "Zulüm bizdense ben bizden değilim" diyen ve Filistin topraklarında sivil bir direniş sergileyen ABD’li aktivist Rachel Corrie’nin hayatını ve bize bıraktığı mirası şiirsel bir üslupla ele alıyor.

Elönü, Corrie'nin ölümünün Filistin halkına olan derin etkisinden bahsediyor. Corrie'nin Filistin'de bir insanlık dramı yaşandığını göstererek, dünyanın dikkatini çektiğini ve zulme karşı durduğunu, hadisenin gerçekleştiği anda elinde tuttuğu turuncu yeleği, ölüm anında giyen çiçekli elbisesi ve megafonu ile Filistin halkının sesini dünyaya duyurmasını anlatıyor.

Tyb'de İzzeddin El Kassam, Naci El Ali Ve Rachel Corrie Konuşuldu 6

Programda, Corrie'nin cesaretinin ve fedakarlığının önemi vurgulanıyor. Elönü, Corrie'nin "Zulüm bizdense, ben bizden değilim" sözleriyle, kendi halkına da mesaj verdiğini ve onların sessizliğini sorguladığını belirtiyor.

Yazar Elönü, Corrie'nin ölümünün ardından Filistin halkının yaşadığı travma, korku ve umutsuzluk duygusunu, "köpek dişi" metaforunu kullanarak canlandırıyor. Aynı zamanda, Corrie'nin cesaretinin Filistin halkına umut ve direnme gücü verdiğini vurguluyor.

Konuşmanın sonunda Elönü, Corrie'nin mirasının sadece Filistin halkı için değil, tüm mazlumlar için bir umut ve cesaret kaynağı olduğunu belirtiyor. Corrie'nin ölümüyle Filistin halkının sesinin dünyaya duyurulduğunu ve zulüm karşısında sessiz kalmanın kabul edilemez olduğunu vurguluyor.

Program, üç yazarın üç önemli şahsiyeti ele alışından ve ardından okunan şiirlerle son buldu.

Kaynak: M. Taha İnci, Baran Dergisi