Yıllarca kiliselerde ve medya kanallarında kendisine pazarlanan "mazlum ve medeni İsrail" masalının, sahada nasıl bir vahşet ve ırkçılık mekanizmasına dönüştüğünü kendi gözleriyle gören genç evanjelist inandığı tüm değerler paramparça oldu.
Desteklemek için gittiği sistemin, kendisi gibi "öteki" gördüğü herkese karşı sergilediği düşman ve barbar tavır, Yahudilerin gerçek yüzünü bir kez daha deşifre etti.
Batı dünyasında milyarlarca dolarlık bütçelerle kurgulanan sahte kahramanlık hikâyeleri, sahadaki gerçekliğin duvarına çarparak yerle bir oluyor. Terörist Yahudilerin sadece Müslümanlara değil, kendisine tam biat etmeyen ve "üstün ırk" ideolojisine uymayan herkese karşı takındığı vahşi tavır, destekçilerini bile dehşete düşürüyor.
Kendi müttefiklerine bile tahammül edemeyen, onları aşağılayan ve dışlayan bu işgalci zihniyetin, yıllardır her türlü zulmü reva gördüğü Filistinli mazlumlara neler yaşattığını düşünmek bile vicdanları yaralıyor. Bu olay, siyonist propagandanın sadece bir yalan üzerine kurulu olduğunu değil, aynı zamanda kendi celladına aşık edilenlerin bile sonunda gerçeğin tokadıyla uyandığını gösteriyor.
Akit
