İsrail medyasında “Türk Müslüman” kimliği üzerinden propaganda unsuru olarak öne çıkarılan "Türk vatandaşı" Türkü Avcı’nın açıklamaları Türkiye'deki bebek katillerini tekrar hatırlattı.

İsrail televizyonlarına katılan Avcı, kendisini “koyu solcu ve laik” olarak tanımlarken ailesinin Türkiye’de siyasî açıdan güçlü ve aktivist bir çevreye sahip olduğunu söyledi. 7 Ekim’i “terör saldırısı” olarak niteleyen Avcı, Türkiye’de yaşananların yanlış aktarıldığını savunduğunu ifade etti; bursunun kesildiğini ve hakkında soruşturmalar açıldığını belirtti. İsrail’i desteklediğini açıkça dile getiren Avcı, tehditler sebebiyle İsrail’de kalmayı düşündüğünü ve gazeteci olmak istediğini açıkladı. Ailesiyle görüş ayrılıkları yaşadığını da beyan etti.

Netanyahu'dan İran halkına "sokaklara dökülmeniz için tarihi an" çağrısı
Netanyahu'dan İran halkına "sokaklara dökülmeniz için tarihi an" çağrısı
İçeriği Görüntüle

Marmaris’te yaşadığı dönemde Yahudi turistlerden etkilendiğini söyleyerek İsrail’de eğitim kararı alan Avcı’nın, bugün İsrail basınında yazılar kaleme aldığı ve işgal politikalarını meşrulaştıran yayınlarda yer aldığı görülüyor.

Gazze 7 Ekim’den bu yana ağır saldırılar altında bulunurken ve binlerce sivil katledilmişken, Türkiye’de siyonist propaganda faaliyetlerine karşı tek bir caydırıcı hukuki neticenin dahi ortaya çıkmaması ayrı bir garabet olarak ortada duruyor.

Gazze’de bebekler katledilirken Türkiye’de bir siyoniste dahi dokunulmaması, açılan dosyaların sonuçsuz kalması ya da rafta bekletilmesi kabul edilebilir değildir.

Bu bebek katillerini yargılayacak bir hukuk düzeni yok mu? İçimizde cirit atan ve potansiyel çocuk katilleri yargılanmayacaksa kim yargılanacak?