Tarihsel düzlemde ABD'nin Ortadoğu'daki askeri müdahaleleri sıklıkla hızlı bir rejim değişikliği veya içeriden bir halk ayaklanması beklentisiyle şekillenmiştir. Mevcut krizde de Washington yönetiminin ilk hesapları, İran'ın komuta kademesinin çökeceği, halkın sokaklara döküleceği veya uzlaşmacı yeni bir sivil-askeri koalisyonun başa geçeceği yönündeydi. Ancak sahadaki gerçekler evdeki hesaba uymadı.
ABD Başkanı Donald Trump'ın açıklamalarına yansıyan "Venezuela modeli" (dış baskı ve yaptırımlarla içeriden alternatif bir lider çıkarılması stratejisi) İran'ın kökleşmiş siyasi ve sosyolojik yapısı karşısında işlemiyor. Bölgedeki askeri uzmanlar, ABD ve İsrail saldırılarında potansiyel olarak başa geçebilecek, müzakere edilebilir yetkililerin dahi hayatını kaybetmesinin, Washington'ı muhatapsız bıraktığına dikkat çekiyor. Nitekim İran'da Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Yargı Erki Başkanı Gulamhüseyin Muhsini Ejei'nin katılımıyla toplanan yeni "Geçici Liderlik Konseyi", rejimin bekasını sağlamak adına direniş eksenini sertleştirme kararı aldı.
Amerikan Kamuoyunda "Casus Belli" (Savaş Nedeni) Belirsizliği
Sosyal bağlamda, ABD iç siyasetinde savaşın meşruiyetine dair ciddi çatlaklar oluşmaya başlamış durumda. Başkan Trump, ABD askerlerinin kayıpları ve Kuveyt gibi müttefik topraklardaki üslere (Ali el-Salem Hava Üssü) yapılan saldırılar üzerinden intikam söylemini yükseltse de, Amerikan kamuoyuna bu savaşın temel gerekçesini (casus belli) ve nihai hedefini net bir şekilde izah edemiyor. Toplum nezdinde "Bu savaş neden var?" sorusu yanıtsız kalırken, operasyonun "dört hafta veya daha kısa süreceği" yönündeki resmi açıklamalar, geçmişte Irak ve Afganistan'da yaşanan uzun süreli yıpratma savaşlarının toplumsal hafızadaki izlerini yeniden canlandırıyor.
İran'ın Asimetrik Stratejisi: Savaşı Körfez'e Yaymak ve İHA Hegemonyası
Kapsamlı bir konvansiyonel savaşa girmekten ziyade asimetrik savaş doktrinini benimseyen İran, saldırıları kendi sınırlarının dışına taşıyarak tüm Körfez'i bir çatışma alanına çevirme stratejisi izliyor.
Yayınlanan son askeri raporlara ve füze/İHA (İnsansız Hava Aracı) istatistiklerine göre, İran'ın bölge ülkelerine yönelttiği 1.311 adetlik toplam saldırı mühimmatının ezici bir çoğunluğunu insansız hava araçları oluşturuyor. Ülkelere göre dağılım incelendiğinde ortaya çıkan tablo, İran'ın askeri stratejisine dair önemli ipuçları sunuyor:
-
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE): Toplam 708 mühimmat (165 Balistik Füze, 541 İHA, 2 Seyir Füzesi)
-
Kuveyt: Toplam 380 mühimmat (97 Balistik Füze, 283 İHA)
-
Bahreyn: Toplam 95 mühimmat (61 Balistik Füze, 34 İHA)
-
Katar: Toplam 77 mühimmat (65 Balistik Füze, 12 İHA)
-
Ürdün (49) ve Umman (2)
Tarihsel olarak balistik füze programına devasa yatırımlar yapan İran'ın, bu krizde füzelerden (388 adet) çok "Sürü İHA" (870+ adet) taktiğini kullanması iki farklı şekilde analiz ediliyor:
-
Stok Koruma Stratejisi: İran, olası bir uzun süreli savaşta veya doğrudan ABD ve İsrail ana karalarına yönelik nihai bir tırmanışta kullanmak üzere yüksek tahribatlı balistik füzelerini yeraltı silolarında saklıyor olabilir.
-
Maliyet ve Hava Savunma Yıpratması: İHA'lar, balistik füzelere kıyasla üretimi çok daha ucuz olan ve Patriot/Iron Dome gibi milyarlarca dolarlık hava savunma sistemlerini ekonomik olarak yıpratan asimetrik araçlardır.
Bölge Ülkelerinde Son Durum ve Ekonomik Sarsıntı
İran'ın savaşı bölgeye yayma politikası, son 24 saat içinde Körfez başkentlerinde yıkıcı etkiler yaratmaya başladı:
-
Kuveyt: Ali el-Salem ABD üssünün hizmet dışı kaldığı iddia edilirken, Kuveyt hava savunma sistemlerinin yanlışlıkla bir ABD F-15 savaş uçağını düşürdüğü bildirildi. Ülkedeki ABD Büyükelçiliği çevresinde dumanlar yükseliyor.
-
Suudi Arabistan: Küresel petrol tedarikinin kalbi olan Aramco'nun Ras Tanura tesislerine yönelik İHA saldırısı, petrol güzergahlarındaki tarihi kırılganlığı tekrar gözler önüne serdi.
-
BAE: Ekonomik bir merkez olan Dubai'de patlama sesleri duyuldu, Borsa işlemlerinin durdurulduğu ve Tahran Büyükelçiliği'nin kapatılarak diplomatların geri çekildiği açıklandı.
-
Bahreyn: Cufeyr Deniz Üssü yakınları ve Salman Sanayi Şehri hedef alındı; ABD, diplomatik personelinin ailelerine ülkeyi terk etme emri verdi.
Oluşan bu tablo, Körfez'in güvenlik mimarisinin çökmekte olduğunu ve çatışmanın küresel enerji tedarik hatlarını (Hürmüz Boğazı) keserek dünya ekonomisinde büyük bir şoka neden olabileceğini gösteriyor.





