Orta Doğu Anlayışı Enstitüsü (IMEU) Politika Projesi ile Demand Progress tarafından gerçekleştirilen araştırma, Amerikan halkının saldırılara karşı duruşunu net verilerle ortaya koyuyor.
Katılımcıların yüzde 56’sı, mevcut saldırıların esasen İsrail’in çıkarlarını korumaya hizmet ettiği kanaatinde birleşiyor. Bu askeri hareketliliğin ABD yararına olduğunu savunanların oranı ise yüzde 29 seviyesinde kalarak oldukça sınırlı bir kesimi temsil ediyor. Halkın yüzde 53’ü, Vaşington’un İran’a yönelik saldırılarını yanlış bulduğunu ve bu gerilimin bir parçası olmayı reddettiğini belirtiyor.
Cumhuriyetçi Parti’de kan kaybı
Askeri hamlelere yönelik bu genel memnuniyetsizlik, siyasî tabloyu ve seçim dengelerini doğrudan sarsıyor. Trump ve Cumhuriyetçi Parti’nin oy tabanında yaşanan çözülme, anket raporlarında açıkça görülüyor. Katılımcıların yüzde 43’ü, İran’a yönelik saldırılar sebebiyle Cumhuriyetçilere destek verme ihtimallerinin azaldığını ifade ediyor. Özellikle genç seçmenler arasında yükselen tepki, Kasım ayındaki Kongre seçimleri öncesinde Cumhuriyetçi liderliğin toplumsal desteğini yitirmesine sebep oldu.
İsrail lobisi sorgulanıyor
Amerikan toplumundaki bu görüş ayrılığı, keskin bir yaş bariyerine işaret ediyor. 45 yaş altındaki seçmenlerin yüzde 68’i, İsrail’e verilen sınırsız askeri ve siyasi desteği azaltacak adayları tercih edeceğini beyan ediyor. Buna karşılık 45 yaş üstü kesim, geleneksel müttefiklik ilişkilerini öncelikli görmeye devam ediyor. Ancak genel tabloda, İsrail’in ABD dış politikası üzerindeki "aşırı etkisi", seçmenlerin yüzde 43’ü tarafından açık bir rahatsızlık kaynağı olarak tanımlanıyor. Genç Cumhuriyetçilerin parti yönetiminden uzaklaşması, Amerikan siyasetinde İsrail merkezli dış politika anlayışının gelecekte çok daha sert tartışmalara gebe olduğunu gösteriyor.




