Uzmanlar, veri trafiğinin Londra, Marsilya veya Frankfurt gibi Batı merkezli düğüm noktalarından geçmesinin, Batı dışı başkentler için "ulusal güvenlik riski" oluşturduğunu belirtiyor. Olası bir küresel çatışma durumunda, Batı'nın bu kabloları kesmesi veya veri akışını durdurması (Kill Switch), Rusya gibi ülkelerin kendi iç iletişimini felç etme potansiyeli taşıyor. Rusya’nın girişimi, bu "dijital kuşatmayı" kırma hamlesi olarak okunuyor.

KUZEY BUZ DENİZİ'NDE ALTERNATİF HAT: "POLAR EXPRESS"
Rusya Ulaştırma Bakanlığı ve devlet şirketi Morsviazsputnik tarafından yürütülen "Polar Express" projesi, ülkenin en batısındaki Murmansk'tan başlayıp en doğusundaki Vladivostok'a kadar uzanan 12 bin 650 kilometrelik bir fiber optik hattı kapsıyor.
Projenin en ayırt edici özelliği, hattın tamamının Rusya'nın Kuzey Kutbu'ndaki münhasır ekonomik bölgesi ve karasuları içinden geçmesi. Bu güzergah seçimi, hattın herhangi bir NATO ülkesinin veya yabancı gücün müdahale alanına girmeden, doğrudan Rusya'nın kontrolünde kalmasını sağlıyor.

Toplamda 6 fiber optik çiftten oluşan ve saniyede 100 Terabit veri taşıma kapasitesine sahip olması planlanan hattın, Rusya'nın Avrupa ile Asya arasındaki veri trafiğini tamamen kendi toprakları üzerinden (intranet mantığıyla) yönetmesine olanak tanıyacağı kaydediliyor.
YAZILIMSAL YASAKLARDAN FİZİKSEL ALTYAPIYA GEÇİŞ
Siber güvenlik analistleri, Rusya'nın bugüne kadar VPN yasakları, sosyal medya engellemeleri ve trafik filtreleme (DPI) gibi "yazılımsal" önlemlerle interneti kontrol etmeye çalıştığını, ancak "Polar Express" ile sürecin "donanımsal" bir boyuta evrildiğine dikkat çekiyor.
Bu hamle, "Egemen İnternet Yasası" (Runet) kapsamında, Rusya'nın küresel internetten koparılsa dahi kendi iç ağını çalıştırabilmesi için gereken "fiziksel omurga" olarak tanımlanıyor. Hattın tamamlanmasıyla birlikte, Rusya içindeki bir verinin, bir başka Rus şehrine ulaşmak için Avrupa'daki sunuculardan dolaşma zorunluluğu ortadan kalkacak.
BRICS VE "SPLINTERNET" İÇİN YENİ BİR MODEL
Rusya'nın bu girişimi, sadece kendi iç güvenliği için değil, aynı zamanda ABD merkezli internet hegemonyasından rahatsız olan diğer ülkeler için de bir "prototip" niteliği taşıyor.
İnternetin evrensel ve bütünleşik yapısının yerini, ulusal sınırlarla çevrili parçalı ağlara (Splinternet) bırakacağı öngörülüyor. Çin'in "Dijital İpek Yolu" projesi ile Rusya'nın "Kutup Ekspresi" hamlesinin birleşmesi durumunda, Avrasya coğrafyasında Batı altyapısına hiç temas etmeyen alternatif bir "Doğu İnterneti"nin ortaya çıkabileceği belirtiliyor.
Bu durum, gelecekte internetin "küresel bir köy" olmaktan çıkıp, ülkelerin kendi fiziksel kablolarını ve sunucularını sınırları içinde tuttuğu, dijital vizelerin ve katı sınırların olduğu yeni bir döneme girildiğinin işareti olarak yorumlanıyor.




