Almanya'nın başkenti Berlin'de Filistin'e destek gösterisi yapıldı. Filistin ile dayanışma göstermek, terörist İsrail'in Filistin topraklarını işgali ve Gazze'deki soykırımı protesto etmek amacıyla Wilmersdorfer Strasse Metro İstasyonu yakınında toplanan çok sayıda kişi, Filistin bayraklarıyla şehir merkezine doğru yürüdü.

Filistin milli marşının çalınmasıyla başlayan gösteride, üzerinde 'Soykırımı durdurun', 'İnsan onuru dokunulmazdır', 'Filistinlilerin tek suçu var olmaktır' ve 'Çocukların öldürülmesini durdurun' yazan döviz ve pankartlar taşındı.

Göstericiler, 'Filistin'e özgürlük', 'İsrail çocukları öldürüyor, (Almanya Başbakanı Friedrich) Merz arkasında duruyor', 'Bu bir savaş değil, bu bir soykırımdır' ve 'Biz binleriz, milyonlarız, hepimiz Filistinliyiz' sloganları attı.

Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı gösteri, Wittenbergplatz metro istasyonunun yakınındaki meydanda sona erdi.

Oslo'da Batı Şeria'ya destek

Öte yandan Filistin Komitesi tarafından Norveç’in başkenti Oslo’da 8-10 Mayıs tarihleri arasında “Batı Şeria’yı Ziyaret Edin” temasıyla bir “Dayanışma Festivali” düzenleniyor. Festival, Filistin sorununa yönelik dayanışmayı ve uluslararası ilgiyi artırmayı amaçlıyor. Etkinlik kapsamında sanatçılar, aktivistler, komşular ve halk konserler, atölye çalışmaları, sohbetler ve çeşitli kültürel etkinliklerde bir araya geliyor; ayrıca Filistin mutfağından yemekler sunuluyor.

Festival kapsamında 9 Mayıs günü “Uluslararası hukuk için, insan onuru için ve Filistin için” sloganıyla bir yürüyüş düzenlendi.

Fistinde yapılan ve Nakba olarak adlandırılan soykırıma ve felakete karşı, Filistin’in geleneksel kıyafeti olan thobe giyen kadınların en önde yer aldığı yürüyüş, saat 12.00’de göçmenlerin yoğun yaşadığı Grønland semtinde başladı ve bin 500’den fazla kişinin katılımıyla gerçekleşti.

Yürüyüş eylemi buradan Oslo S, Karl Johans gate, Universitetsgata, Karl IVs gate, Grensen ve Torggata üzerinden yürüyerek Youngstorget meydanına gidildi.

Yürüyüşün ilk grubu Grand Hotel Oslo önüne geldiğinde, İsrail işgali sırasında hayatını kaybeden Filistinliler için üç dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Yapılan eylemde “Birleşmiş Milletler’i dinleyin”. “Petrol Fonu işgalden çekilsin!”, “Filistin’in özgürlük mücadelesini destekleyin”, “İsrail uluslararası spor, kültür ve akademik alanlardan dışlansın” , “Norveç’in İsrail ile tüm silah ticareti durdurulsun!”, “Uluslararası hukuku savunun!”, “İsrail’i boykot edin”, “İsrail ile tüm silah satışını durdur”, “Savaş suçlularını cezalandırın, barış aktivistlerini değil” gibi pankartlar taşındı. Bunun dışında “İsrail’in elinde ve parasında kan var”, “İsrail’e yaptırım uygula”, “Yaşasın intifada” , “Yaşasın Filistin”, “Terörist İsrail- Terörist Netanyahu” gibi sloganlar atıldı. Daha sonra alandaki duvardan aşağıya “Akademik boykot şimdi” yazılı büyük bir pankart asıldı.

Eylemde yapılan konuşmalarda, son iki buçuk yılda Gazze’de 21 binden fazla çocuğun şehit olduğu, Birleşmiş Milletler’ in Gazze’de yaşananları soykırım olarak değerlendirmesine karşın birçok siyasetçinin sessiz kalmasını anlaşılmaz olduğu, tüm karanlığa rağmen mücadeleden vazgeçmediği dile getirildi.

Konuşmalarda dayanışma hareketinin yalnızca Filistinlilerin özgürlüğü için değil, tüm ezilen halkların özgürlüğü için, uluslararası hukukun herkese eşit uygulanması için mücadele ettiği belirtildi.

“Hayal kurma hakkımın elimden alınıldığını çok küçük yaşta fark ettim”

Eylemde konuşan Filistinli genç bir sanatçı ise Batı Şeria’da büyümenin hayatını nasıl etkilediğini anlattı. Çocukluğunda yatak odasının penceresinden yalnızca Batı Şeria’yı işgal altındaki Filistin’den ayıran apartheid duvarını gördüğünü belirten sanatçı, bu duvarın yalnızca işgali değil, aynı zamanda hayallerini sınırlayan engelleri de temsil ettiğini belirterek, “Hayal kurma hakkımın elimden alındığını çok küçük yaşta fark ettim. Hayattaki hedeflerime ulaşmak için başka ülkelerde yaşayan insanlardan kat kat fazla çalışmam gerektiğini anladım. Çünkü eğitim, fırsatlar ve başarı kaynakları bize eşit şekilde sunulmuyordu. Ancak Türkiye’de üniversite okumaya başladıktan sonra yaşadığımız hayatın ne kadar anormal olduğunu fark ettim. O andan sonra müziği yalnızca kişisel başarı için değil, Filistin davasına dikkat çekmek için yapmaya başladım. Haberlerde sık sık görmediğiniz başka bir Filistin gerçeğini göstermek istedim: Filistinlilerin de eğlenmeyi, dans etmeyi, ilham almayı, hayal kurmayı ve üretmeyi seven insanlar olduğunu…”

Filistinli sanatçılar olarak çoğu zaman sansürle karşılaştıkların ve bazen görünmez hissettiklerini söyleyen Filistinli sanatçı; “Ancak bugün burada sizleri görmek bana güç veriyor. Bir gün özgür bir Filistin devletinde birlikte bir müzik etkinliğinde buluşacağımıza inanıyorum. Bizim de hayallerimizin peşinden gitmeye hakkımız var” dedi.

Yahudi terörü

Norsk Folkehjelp Başkanı Raymond Johansen burada yaptığı konuşmada, Filistin’de İsrail’in acımasız işgali ve katliamının devam ettiğini belirtti. İsrail’in direnişi kırmak ve toplanan ilaçlarla insani yardımların ulaştırılmasını engellemek için suyu ve açlığı bir silah olarak kullandığını belirterek, “Toplumun ve uluslararası hukukun değersizleştirildiği, otoriter rejimlerin güç kazandığı bir dünyada milyonlarca insan hâlâ mülteci olarak yaşıyor. Dünyanın en güçlü devletleri askeri, ekonomik ve siyasi güçlerini kendi çıkarlarını dayatmak için kullandığında, yalnızca şehirleri ve hayatları yok etmiyor; aynı zamanda adil bir dünya fikrini de yıkıyorlar. Bugün burada düzenlenen Filistin dayanışma festivali ise Filistin kültürünü; müziği, sanatı, yemekleri ve çok daha fazlasını öne çıkaran ve kutlayan güçlü bir dayanışma örneği. Ama arkadaşlar, eğer bugün gerçekten Batı Şeria’da olsaydık burada böyle duramazdık. Şiddet içermeyen gösterimiz çoktan göz yaşartıcı gaz ve plastik mermilerle dağıtılmış olurdu. Yasadışı yerleşimciler bize saldırır, tüfek dipçikleriyle vurur, iter, tekmeler ve en kötü ihtimalle yakın mesafeden ateş ederlerdi” dedi.

Küçücük Batı Şeria’da insanların özgürce hareket etmesini engelleyen binden fazla bariyer ve kontrol noktası bulunduğuna dikkat çeken Johansen şunları söyledi; “Günlük yaşam tamamen öngörülemez hâle geldi. Askerler ya da yerleşimciler tarafından durdurulduğunuzda eve geri dönüp dönemeyeceğinizden bile emin olamıyorsunuz. İsrail yerleşimcileri yıllardır Batı Şeria’daki Filistinlileri terörize ediyor, ancak bugün şiddet her zamankinden daha ağır bir boyuta ulaşmış durumda. Ve bu, İsrail yetkililerinin desteğiyle gerçekleşiyor. Çünkü bu yerleşimciler doğrudan İsrail makamları tarafından silahlandırılıyor. Rakamlara bakın: 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail yerleşimcilerine 150 binden fazla askeri sınıf silah dağıtıldı.

Batı Şeria’da görüştüğüm Filistinlilerden aldığım en güçlü mesaj şuydu: ‘Biz sempati istemiyoruz. Onur ve eylem istiyoruz. Sıradan insanlar gibi muamele görmek istiyoruz.’ Çünkü bu çatışma karmaşık ya da anlaşılmaz değil. Bu, bir işgal gücü ile işgal altındaki bir halk arasındaki mücadeledir.

Filistin’i parçalamak için sürekli yeni önlemler alan, Filistinlilerin günlük yaşamını dayanılmaz ve öngörülemez hâle getiren sağcı bir İsrail hükümeti var. Gazze’de de durum farklı değil.

Bayram Ali Öztürk cinayetinde yeni deliller: HTS kayıtlarına ulaşıldı
Bayram Ali Öztürk cinayetinde yeni deliller: HTS kayıtlarına ulaşıldı
İçeriği Görüntüle

Bu yüzden Filistin bizim dikkatimizi, sesimizi ve dayanışmamızı istiyor. İsrail’in ve yerleşimcilerin Filistin’in varlığını silmesine izin vermemek acil bir gereklilik. Filistinliler, geleceklerini etkileyen her siyasi süreçte meşru şekilde temsil edilmelidir.

İnsanlar dünyayı değiştirir. Siz dünyayı değiştirirsiniz. Ve biz desteğimizden ve dayanışmamızdan asla vazgeçmeyeceğiz.”

AA, Evrensel