Yahya Abdullatif Ayyaş, 22 Şubat 1966 tarihinde Batı Şeria’daki Rafat kasabasında yaşayan Filistinli bir ailenin en büyük çocuğu olarak dünyaya geldi. Erken yaşlarda İslami eğitim ve Kur’an çalışmalarıyla meşgul oldu; altı yaşında Kur’an-ı Kerim’i hıfzetmeye başladı ve dini ilimler alanında üstün başarı gösterdi. Eğitim hayatı boyunca akademik ve dini alanda disiplinli bir çizgi izledi; lise eğitimini tamamladıktan sonra 1987 yılında Birzeit Üniversitesi Elektrik Mühendisliği bölümüne kaydoldu ve 1991 yılında bu bölümden mezun oldu. Üniversite eğitimi sırasında teknik konulara gösterdiği ilgi gelecekteki rolü için temel oluşturdu.

Üniversite sonrası Ayyaş yüksek lisans ve doktora yapmak için yurt dışına çıkmak istedi; Filistin dışına çıkışına uygulanan kısıtlamalar bu planı engelledi. Bu dönemde Filistin topraklarına yönelik işgal genişledi. Kudüs’ün kuzeyindeki Rafat köyüne uzanan yerleşimci yayılmasına ve Filistin halkının maruz bırakıldığı baskılara tepki olarak Ayyaş, Filistin direniş hareketine dahil oldu. Gazze’ye yerleşerek Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’na katıldı ve kısa süre içerisinde askeri planlama ve patlayıcı geliştirme alanındaki yetenekleriyle öne çıktı.

Savaş taktikleri konusunda yüksek bir teknik bilgiye sahip olan Ayyaş, yol bulma, el yapımı patlayıcı tasarımı ve askeri organizasyon konularında uzmanlaşarak Hamas’ın askeri kapasitesini güçlendiren isimlerden biri haline geldi. Bu süreçte istişhadi eylem tekniklerini geliştirerek savaş sahasında kullanılan ilk taktikleri sistematik bir şekilde planladı ve uyguladı. Planladığı operasyonlar Siyonist Yahudi güçlerinin askeri ve sivil alanlarına yönelik oldu ve bunlar işgal gücüne karşı Filistin halkının direniş çizgisini genişletti. Ayyaş’ın teknik dehası “mühendis” lakabıyla anılmasına yol açtı ve bu lakap yerel topluluklarda bir simge hâline geldi.

1993 yılına gelindiğinde Ayyaş’ın askeri faaliyetleri işgal istihbaratının dikkatini çekti. Ramat Ef’al’de ele geçirilen patlayıcı yüklü araç sonrası tutuklanan mücahitler üzerinden Ayyaş’ın adı listelere girdi ve arananlar listesinde üst sıralara yükseldi. Bu süreç boyunca Filistin ve işgal altındaki bölgelerde yoğun bir takip sürdü; zor şartlara rağmen Ayyaş faaliyetlerini gizlilik ve stratejiyle sürdürerek düşmanın arama çabalarını boşa çıkardı. Bu süre zarfında birincil hedef olarak kabul edilen operasyonların pek çoğunu planladı ve uyguladı; bu operasyonların sonuçlarıyla çeşitli korku unsurları oluşturuldu.

Bu faaliyetler çerçevesinde Ayyaş, Hamas’ın istişhad saldırılarının teknik mimarı olarak tarihe geçti. 16 Nisan 1993’te Mahula bölgesinde düzenlenen ilk istişhadi eylemden başlayarak, Tel Aviv ve Batı Yaka’daki çeşitli hedeflere yönelik planlamalara imza attı; bu operasyonlar yüzlerce hedefe stratejik darbe getirdi ve askeri kapasite üzerine ciddi etkiler bıraktı. Bu eylemler, Filistin mücdelesinin psikolojik ve taktiksel boyutunu yeniden şekillendirdi ve Ayyaş’ın askeri zihniyetini sahada temsil etti.

5 Ocak 1996 tarihine gelindiğinde Siyonist Yahudi iç istihbarat hizmeti Shin Bet ile yürütülen uzun soluklu iz sürme sonunda Ayyaş’ın yerini tespit etti. Bu detaylı operasyonun sonucu olarak bir iletişim cihazı içine yerleştirilen patlayıcı ile Ayyaş’a yapılan telefon görüşmesi sırasında cihaz aktive edildi ve Ayyaş şehit edildi. Bu operasyon, hem istihbarat kurumlarının kapasitesini ortaya koydu hem de Ayyaş’ın direniş çizgisinin Filistin toplumundaki yankısını büyüttü.

Ayyaş’ın şehadeti sonrası Filistin sahasında onun mirasını sürdürme dönemine geçildi. Filistin toplumunun çeşitli bölgelerinde sokaklara, yerleşim alanlarına ve sembolik mekânlara Ayyaş’ın adı verilerek hatırası yaşatıldı. Şehadetinin ardından Hamas tarafından düzenlenen eylemler, onun askeri stratejilerinin etkisinin sürdüğünü gösterdi; bu eylemler direnişin sürekliliğinin bir parçası oldu.

Yahya Abdullatif Ayyaş, Filistin direniş tarihinde mühendislik becerileri ve askeri strateji ile öne çıkan bir figür olarak kabul görür. Kısa yaşamına sığdırdığı faaliyetler ve askeri planlama mirası, Filistin direniş hattının askeri kapasitesine kalıcı katkılar bırakmıştır. Onun hayatı ve faaliyetleri, Filistin halkının tarihsel mücadelesinin bir parçası olarak anılmaya devam etmektedir.

Allah şehadetini makbul eylesin.