Brezilya'nın Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva, Birleşmiş Milletler'in (BM) İsrail devletini kurma sürecinde büyük bir faaliyet gösterdiğini, ancak şu anda Filistin devletinin kurulması konusunda aynı gücü kullanmadığını belirtti. Başkan, bu durumu sorgulayarak, BM'nin Filistin halkı için adalet sağlamak adına daha fazla çaba göstermesi gerektiğini ifade etti.

Lula'nın bu açıklamaları, daha önce İsrail'e verdiği destek ve Filistin konusunda daha tarafsız bir tutum sergileyen önceki Brezilya yönetimlerine kıyasla farklı bir yaklaşım ortaya koyuyor. Bu durum, Brezilya'nın dış politikasında ve Filistin-İsrail sorununa yönelik tutumunda önemli bir değişikliğe işaret ediyor.

Birleşmiş Milletler'in İsrail'in kuruluşundaki etkisi

Birleşmiş Milletler (BM), İsrail'in kuruluş sürecinde önemli bir rol oynadı. İsrail'in temelleri, BM'nin aldığı bazı kritik kararlarla atılmıştır. İşte BM'nin İsrail'in kuruluşunda gerçekleştirdiği faaliyetler:

  1. İngiltere'nin Mandası: İngiltere, 1922-1948 yılları arasında Filistin üzerinde bir manda yönetimi sürdürdü. İngiltere'nin Filistin mandasının sona ermesiyle birlikte, bölgenin geleceğini belirleme sorumluluğu BM'ye devredildi. Bu nedenle, BM İsrail'in kuruluş sürecinde önemli bir rol üstlenmiştir.
  2. BM Genel Kurul Kararı 181: İsrail'in kuruluşunun temelini atan en önemli karar, 29 Kasım 1947'de BM Genel Kurulu tarafından kabul edilen Karar 181'dir. Bu karar, Filistin bölgesinin, Yahudi ve Arap devletleri arasında bölünmesini öngören bir planı (İki Devletli Çözüm) onaylamıştır. 
  3. İsrail'in Bağımsızlık İlanı ve BM Üyeliği: 14 Mayıs 1948'de, İsrail'in bağımsızlık ilanının ardından Arap-İsrail Savaşı başladı. Savaşın ardından, İsrail 11 Mayıs 1949'da BM Genel Kurulu tarafından kabul edilen 273 sayılı karar ile BM üyesi oldu. Bu, İsrail'in bağımsız bir devlet olarak uluslararası alanda tanınmasında önemli bir adım oldu.