Batı ittifakının Rusya'yı çevreleme siyasetine mesafeli duran Budapeşte yönetimi, ülkenin enerji emniyetini ve reel menfaatlerini Batı'nın kriz doğuran politikalarının önünde tuttuğunu ortaya koydu.

Macaristan Başbakanı Péter Magyar, Finlandiya basınına verdiği mülakatta, Kiev rejimine hiçbir askerî yardımda bulunmayacaklarını ve Macar topraklarının silah sevkiyatı için kullanılmasına kesinlikle müsaade etmeyeceklerini bildirdi.

Latin Amerika’dan Gazze’ye destek
Latin Amerika’dan Gazze’ye destek
İçeriği Görüntüle

Ukrayna hudutları dahilindeki Transkarpatya bölgesinde ikamet eden Macar azınlığın durumuna da temas eden Magyar, soydaşlarının haklarının muhafaza edilmesinin vazgeçilmez bir ehemmiyet arz ettiğini ifade etti. Başbakan, meselenin çözüme kavuşturulması hususunda taraflar arasında mutabakata varıldığını kaydetti.

Moskova ile temas ve enerji emniyeti

Başbakanlık vazifesini devralmasının akabinde Rusya ile münasebetleri karşılıklı menfaatler ekseninde sürdürme gayesini dile getiren Magyar, bilhassa enerji tedarikindeki işbirliğinin Macaristan açısından hayatî bir vaziyet teşkil ettiğine dikkat çekti. Her ne kadar yeni başbakan Avrupa ile temasları sıklaştırma gayretinde olsa da, enerji ihtiyacı ve iktisadî mecburiyetler Budapeşte'yi Moskova ile köprüleri tamamen atmaktan alıkoyuyor.

Budapeşte cephesinden gelen mesajlar

Macaristan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Rusya'nın göz ardı edilemeyecek mühim bir güç olduğu gerçeği hatırlatılarak Kiev'e mühimmat veya silah yollanmayacağı teyit edildi. Buna mukabil Savunma Bakanı Romulusz Ruszin-Szendi ise Budapeşte'nin esas emellerinin Batı ittifakıyla örtüştüğünü iddia ederek Moskova ile olan bazı kapıların kapandığını öne sürdü. Kabine içindeki bu farklı tonlar, hükümetin hem Brüksel'i idare etme hem de ülke menfaatlerini koruma çabasına sebebiyet veriyor.

Sandıktan çıkan yeni dönem

Macaristan'da 12 Nisan 2026 tarihinde yapılan genel seçimlerde, Péter Magyar idaresindeki Tisza Partisi oyların yüzde 53,18'ini alarak parlamentodaki 199 sandalyenin 141'ini kazanmış ve Viktor Orbán'ın 16 yıllık iktidarına son vermişti. Rüşvetle mücadele, iktisadî canlanma ve Avrupa Birliği ile gerilen bağları düzeltme vaatleriyle 9 Mayıs'ta başbakanlık koltuğuna oturan Magyar, dış politikada ise ülkesini bir savaş bataklığına sürüklememe çizgisini muhafaza etmeye çalışıyor.