İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan satır başları:

"ERMENİSTAN'A BARIŞ ELİNİ TUTMASI ÇAĞRISINDA BULUNUYORUM"

Ermenistan'ı kışkırtarak kavgalar üzerinden kendine rant devşirenler en büyük zararı Ermenilere verdiler. Kimi batılı güçler, bölgede yeni dönemi idrak edemedi. Batılı ülkelerden gönderilen hiçbir silah kalıcı barışın yerini tutamaz. Buradan bir kez daha Ermenistan'a Azerbaycanlı kardeşlerimizin uzattığı barış elini tutması çağrısında bulunuyorum.

Dışişleri Bakanlığı’ndan Yunanistan’a ‘Ege Denizi’ tepkisi Dışişleri Bakanlığı’ndan Yunanistan’a ‘Ege Denizi’ tepkisi

"GAZZE'YE 800 TON YARDIM YOLLADIK"

Türkiye olarak sadece sınırlarımız içinde değil yurtdışında da ezilenlerin yanındayız. Filistin'deki mazlumların acısı nasıl bizim acımızsa, Uygur Türkü kardeşlerimizin sıkıntısı da bizim sıkıntımızdır. Ayrım yapmadan yakından ilgileniyoruz. Türkiye'nin soydaş topluluklara yönelik hassasiyeti zirveye bizim dönemimizde çıkmıştır. İsrail'in ahlaksız ve alçak saldırıları altında hayatta kalamaya çalışan Gazze halkına da bu anlayışla sahip çıkıyoruz. Toplam 800 tona varan insani yardım malzemesini bölgeye sevk etmiş olduk. İsrail suyunu, yakıtını, elektriğini, iletişimini keserek, Gazze halkını öldürmekle kalmıyor, hastane bombalayarak direniş azmini de kırmaya çalışıyor.

"İSRAİL'İN YAPTIĞI DEVLET TERÖRÜDÜR"

İsrail yönetimi hamile kadınları, doğmamış bebekleri katletmekle övünen cinnet hali içindedir. Sivillerin üzerine mermi yağdırmanın adı barbarlık, eşkıyalık, devlet terörüdür. Hastaneler İsrail ve zaliminin sembolü olmuştur. Hastane saldırılarına, 'İsrail'in savunma hakkı' diyerek destek veren ülkeler gördük. Kanser hastalarının ülkemize sevkiyle ilgili girişimi başlattık. 88 hasta ve 61 refakatçiyle ülkemize getirdik. Biz dayanışmanın gücüne inanan insanlarız.

"İSRAİL, HOLOKOST'U KALKAN OLARAK KULLANIYOR"

Türkiye olarak Gazze'de akan kanın durması için seferber olmuşken, batılı ülkelerin vicdansızlığını yüzümüz kızararak takip ediyoruz. Avrupa'dan ABD'ye hiçbir ülkeden en küçük tepki dahi gelmiyor. Atom bombası tehdidi dahil savaş araçlarını kullanan İsrail ve destekleyenler, insanlık vicdanı nezdinde yargılanacaktır. Ateşkes sözcüğün kullanmaktan çekinen korkaklıkla karşı karşıyayız. Holokost utancı, Avrupalı ülkeleri esir almış durumda. İsrail yönetimi Holokost'u kalkan olarak kullanıyor. Almanya seyahatinde buna bir kez daha üzülerek şahit oldum. 50 milyar doları bulan ticaret hacmiyle Almanya'yla her alanda işbirliğimizi güçlendirmekte kararlıyız. İsrail'in antisemitik damgası vuramayacağı tek ülke Türkiye. Tarihimizde böyle bir leke yok.

"İSRAİL, NÜKLEER SİLAHA SAHİP OLDUĞUNU AÇIKÇA İTİRAF EDİYOR"

Gazze'deki insani trajedinin engellenmesinde Almanya ile diyalog içinde olmayı sürdüreceğiz. Konuşurken rahatım, bizim borcumuz yok. Onlar borç ödüyorlar. İsrail, nükleer silaha sahip olduğunu açıkça itiraf ediyor. Bunun unutulmasına Türkiye olarak izin vermeyeceğiz. Ama Uluslararası Atom Enstitüsü inceleme yapmıyor. Riyad Zirvesi'nde illegal yerleşimcilerin terörist olarak tanımlanmasını ve nükleer silahlar konusunda önemli kararlar alındı. Gazze saldırıları karşısında insanlığın vicdani sesi olma Türkiye'nin omuzlarındadır. Buradan ülkemizde Gazze'deki katliamlara şaşı bakanlara hatırlatmak istediğim gerçek var. Balkanlardan Kafkaslara dört bir yanımızda yaşanan hadiseler bizi doğrudan ilgilendirir. Bu vizyona sahip olmayan sözde aydınlara ne desek boş olduğunu biliyoruz. Her kritik vakitte olduğu gibi son gelişmeler karşısında da milletimiz duasını ona göre yapmaktadır. Kifayetsiz muhterisleri kendi cehalet bataklıklarıyla baş başa bırakarak gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz.