Kudüs’ün ezanı İsrail’in selası olacak inşallah! İsrail askerlerinin yaka paça ittirilerek, aşağılanarak yollarda sürüklenerek Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin El Kassam Tugayları’na bağlı mücahit askerlerce esir alınmalarına yönelik görüntüleri onlarca yıl hasretle bekledik. Dünyadaki milyonlarca Müslüman’ın yüreğine su serpen, soğutan ey mücahitler gazanız mübarek olsun! Başarı ve zaferleriniz daim olsun. Dünyanın en büyük teknoloji devleti olduğu iddia edilen İsrail’i ve onun iç ve dış istihbarat servisleri MOSSAD ve ŞİN-BET(Şabak) ve İsrail ordusu istihbaratlarını dumura uğratarak demorolize ettiniz. Aksa Tufanı operasyonu ile şoka giren İsrail’in tüm devlet güç ve birimleri hala şoktan çıkamadılar. Meğer bunlar kağıttan kaplanmışlar.

Gerçek hayattan kopuk yaşayan toplumumuz! Gerçek hayattan kopuk yaşayan toplumumuz!


KOD MİSAFİR İSRAİL’İN ÖLÜM LİSTESİ’NDE İLK SIRADA
Son 50’nci yılda zalim İsrail devletine bir ilk olarak kabusu ve yenilgiyi yaşatan son yılların en büyük operasyonun arkasında kim, hangi devlet var iddiaları ve tartışmaları enteresan! İsrail ve istihbarat birimlerini korumaya çalışanlar bu konuda uydurma senaryolar yazanlar mı ararsınız ne gaflet? 5000 füze ilgili mühimmatlar, kara, deniz ve hava yoluyla İsrail’e sızmalar nasıl gerçekleşti? Askeri açıdan deha sayılabilecek operasyonları kim planladı? MOSSAD ve ŞİNBET nasıl atlatıldı. Yoksa uyuyorlar mıydı? 50 yıldan bu yana devamlı ezilen, kadın çoluk çocuk demeden İsrail askerlerince katledilen, toprakları ve evleri işgalci İsrailliler tarafından gasp edilip kendi topraklarından sürülen Filistinliler bir gecede İsrail’in imajını nasıl yerle bir ettiler. 50 yıldan bu yana aşağıladıkları sömürdükleri Hamas veya Filistinlilerin arkasında hangi güç odakları vardı? Bu ve buna benzer sorular başta İsrail olmak üzere ABD ve dünyada tartışılan ilk konu olmuştu. Aslında Hamas’ın 5000 füzeyle İsrail’in tümünü hedef almasıyla birlikte İsrail’deki istihbarat birimleri ve ordu istihbaratından önce İngiliz Financial Times dikkat çeken bir habere imza attı. Haberde İsrail’e düzenlenen ölümcül saldırının arkasındaki ismin, Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin El Kassam Tugayları’nın lideri Muhammed Defi vardı. Muhammed Defi’nin İsrail ve ordu istihbaratına yakalanmamak için her gece bir Filistinlinin evinde kaldığı da haberde iddia ediliyordu.


İSRAİL CUMHURBAŞKANI İSAAC HERZOG’UN, HAMAS’IN AKSA TUFANI OPERASYONU’NU İRAN’DAN ALDIĞI EMİR VE DESTEKLE BAŞLATTIĞI İDDİASI?
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog yaptığı açıklamada, Hamas’ın Aksa Tufanı Operasyonu’nu İran’dan aldığı emir ve destekle başlattığını iddia etmişti. İran’ın Hamas’a silah ve mühimmat desteği sağladığını iddia ederek, bu operasyonun arkasında İran’ın olduğunu ve İran’ın da büyük bir bedel ödeyeceğini söyleyen Herzog, uluslararası topluma “Hamas ile müttefiki ve destekçisi İran’ı koşulsuz kınama” çağrısı yapmıştı. Herzog’un sözlerine yanıt veren İran yönetimi, Hamas’ın İsrail’e yönelik operasyonuyla herhangi bir ilgisi olduğunu reddetti. İran BM Komis-yonu’ndan yapılan açıklamada “Filistin’e kararlı bir şekilde destek veriyoruz, ancak Filistin’in tepkisine dahil değiliz, çünkü bu yanıt yalnızca Filistin’in kendisi tarafından üstleniliyor” denildi.

İSRAİL’E AKSA TUFANI ÖLÜMCÜL SALDIRISI EMRİ OPERASYONUN MİMARI VE UYGULAYICISI OLAN EL KASSAM ASKERİ TUGAY LİDERİ MUHAMMED DEFİ TARAFINDAN VERİLDİ
Aslında İsrail Cumhurbaşkanı Herzog’un “Yapılan ölümcül operasyonun arkasında İran var. İran emir verdi. Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin El Kassam Tugayı lideri Muhammed Defi de bu emri uyguladı” iddiası bana göre doğru değil. Zira İsrail Cumhurbaşkanı Herzog, HAMAS’ın askeri kanadı İzzeddin El Kassam Tugayları Komutanı Muhammed Defi’nin İsrail ordusunun ve istihbarat birimlerinin uluslararası alanda itibar ve imajını yerle bir eden ölümcül saldırıyı organize edip planladığı ve yönettiğini kabul ettiği taktirde başta İsrail kamuoyu olmak üzere dünya kamuoyunda İsrail’in imajı ve itibarı yerle bir olacaktır düşüncesinde sanırım. Ancak Herzog’un unuttuğu veya görmezden gelmeye çalıştığı en önemli konu İsrail güvenlik birimlerinin ve ordu istihbaratının başka önemli bir durum yoksa gaflet veya ihanet içinde olmalarıdır sanırım.


TÜRKİYE’DEN GAZZE’YE YARDIMA GİDEN MAVİ MARMARA’YA SALDIRI DÜZENLEYEREK 10 TÜRK’Ü ŞEHİT EDEN KATİL YARBAY GİNSBURG İZZETTİN KASSAM TUGAYI MÜCAHİTLERİ TARAFINDAN İSRAİL’DE ÖLDÜRÜLDÜ
Kampanya kapsamında Türkiye’den yapılan bağışlarla alınan ilaç, tıbbi malzeme, çimento, demir, oyuncak, çocuk oyun parkı ve okul gereçleriyle Defne Y, Gazze 1 ve Mavi Marmara gemileri, İstanbul’dan 22 Mayıs 2010’da hareket etti. Akdeniz’de yol almaya başlayan Mavi Marmara gemisi, Kıbrıs’ın 30 mil güneyinde uluslararası sularda diğer ülkelerden yola çıkan 5 gemiyle buluştu. Gazze’ye insani yardım malzemesi götüren gemiler,  30 Mayıs 2010’da Gazze’ye doğru hareket etti. 30 Mayıs gecesi ve 31 Mayıs gece yarısından sonra Mavi Marmara gemisine telsiz üzerinden tehdit mesajları gönderen İsrail Ordusu, filoda bulunan gemilere havadan ve denizden tacizde bulundu. Sabaha karşı filoya saldırıya başlayan İsrail komandoları, helikopterler ve zodyak botlardan Mavi Marmara gemisindeki sivillere önce sis ve ses bombaları attı, ardından hedef gözetmeksizin ateş açtı. Sivil ve silahsız 10 vatandaşımız bu saldırıda şehit oldu. 2010 tarihinde İsrailli katil askerler tarafından şehit edilen 10 Türk vatandaşımızın kanı yerde kalmadı. Allah sizlerden razı olsun kahraman Kassam Tugayı mücahitleri. Zalimlerden hesap sorma veya zalimlerin hesap vermelerinin zamanı geldi mi acaba, siz ne dersiniz?

Bülent Orakoğlu, Yeni Şafak