Yazıda Trump’ın siyasi kimliği üzerine tespitler yer alıyor. Trump, "siyasi yerçekimine" meydan okuyan bir lider olarak tanımlanıyor. 6 Ocak 2021 tarihindeki Kongre baskını gibi kritik bir hadiseden sonra bile 2024 seçimlerinde oylarını artırarak geri dönmesi, onun siyasi gücünün bir göstergesi kabul ediliyor. Ancak bu güç, beraberinde tehlikeli bir liderlik tarzını da getiriyor. Trump’ın İran üzerindeki hatalı planlarının, hem ABD iç siyasetinde hem de uluslararası dengelerde ciddi sarsıntılara sebebiyet verdiği söyleniyor.

The Economist, askeri bir çatışmanın doğuracağı sonuçlara dair uyarılarını sürdürüyor. Kısa sürecek bir operasyonun dahi Trump’ın ikinci başkanlık döneminin seyrini kökten değiştireceği öngörülüyor. Çatışmanın aylarca sürmesi halindeyse mevcut istikrarın tamamen bozulacağı vurgulanıyor. Bu noktada İran’ın ulusal güvenliğini ve egemenliğini koruma çabası, Vaşington’un savaşçı tutumu karşısında bir realite olarak duruyor. Trump’ın siyasi çıkarlarını koruma gayesiyle attığı her adım, uluslararası hukuku zayıflatırken diplomatik çözüm yollarını da tıkıyor.





