Netanyahu’nun kendi siyasi bekasını her türlü değerin üstünde tutması, işgalci toplumun katmanları arasında derin uçurumların oluşmasına sebep oldu. Lapid, mevcut yönetimin İran ve bölgedeki direniş hattı karşısında bir "zafer" üretme kapasitesinden bütünüyle mahrum kaldığını ifade etti.
Lapid, Netanyahu hükümetini, orduda asker açığı yaşanırken Tevrat Okulu (Yeşiva) öğrencilerinin askerlikten muaf tutulmasına yönelik bir yasayı çıkarmaya çalışmakla ve Ultra-Ortodoks Yahudilerin (Haredi) eğitimi için İsrail vatandaşlarından yaklaşık 255 milyon dolar çalmaya teşebbüs etmekle suçladı.
"İran'ın başında yine bir Hamaney var!"
"Kendi rolünü yerine getirmekte defalarca başarısız olan kişi ise Netanyahu'nun kendisidir." diyen Lapid, hükümetin sahada karşı karşıya bulunduğu durumu ise şu sözlerle eleştirdi:
"7 Ekim'den (2023) önce Hizbullah, Lübnan'dan bize roket atıyordu. Bugün de Hizbullah Lübnan'dan bize roket atıyor. 7 Ekim'den önce Hamas, Gazze'yi kontrol ediyordu ve on binlerce kişilik bir ordusu vardı. Bugün de Hamas, Gazze'yi kontrol ediyor ve on binlerce kişilik bir ordusu var. 7 Ekim'den önce İran'ın başında (Ali) Hamaney adında bir dini lider vardı. Bugün de İran'ın başında (Mücteba) Hamaney adında bir dini lider var."




