Kudüs'ün tarih boyunca İslam dünyasının en önemli ilim merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Sabri, Mescid-i Aksa'nın yalnızca bir ibadet mekânı değil, aynı zamanda asırlar boyunca eğitim faaliyetlerinin yürütüldüğü büyük bir ilim merkezi olduğunu söyledi. Abbasiler, Memlükler ve Osmanlılar döneminde Mescid-i Aksa bünyesinde yaklaşık 70 medresenin faaliyet gösterdiğini hatırlatan Sabri, İmam Gazzâlî ve İbn Kudâme gibi birçok büyük âlimin de Kudüs'te ilimle meşgul olduğunu dile getirdi.
Kudüs'te bugün de dinî eğitimin farklı kurumlar aracılığıyla sürdüğünü belirten Sabri, ortaöğretim seviyesinde faaliyet gösteren şer'î okulların yanı sıra Kur'an-ı Kerim eğitim merkezleri, hadis enstitüsü ve İslam fıkhı merkezlerinde düzenli eğitim verildiğini kaydetti. Bunun yanında Mescid-i Aksa'da ve şehrin farklı noktalarında âlimlerin ders halkaları oluşturarak talebe yetiştirmeye devam ettiğini söyledi.
Kudüs Üniversitesi bünyesindeki Kur'an ve İslami İlimler Fakültesi ile Davet ve Usulüddin Fakültesi'nde lisans, yüksek lisans ve doktora programlarının sürdüğünü belirten Sabri, şer'î ilimlere yönelik akademik ilginin her geçen gün arttığını ifade etti.
Türkiye'nin Kudüs'teki eğitim faaliyetlerine sağladığı katkılara da değinen Sabri, Mescid-i Aksa'da düzenlenen ilmî kurslar, Kur'an ezber programları ve çeşitli eğitim faaliyetlerinin önemli bölümünün Türkiye'nin desteğiyle gerçekleştirildiğini söyledi. Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı ile Türk sivil toplum kuruluşlarının sağladığı bursların, maddi imkânsızlık yaşayan öğrencilerin eğitimlerini sürdürmelerine imkân tanıdığını belirten Sabri, bu desteklerin başarılı öğrencilerin şer'î ilimlere yönelmesini de teşvik ettiğini kaydetti.
Türkiye ile Filistin arasında yalnızca burs desteği değil, akademik iş birliklerinin de geliştirildiğini ifade eden Sabri, öğrenci değişim programlarının düzenlendiğini, öğretim üyelerinin karşılıklı ziyaretler gerçekleştirdiğini ve Türkiye'deki çeşitli üniversitelerle ortak çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Bu iş birliklerinin hem Kudüs'teki ilmî hayatı güçlendireceğini hem de iki ülke arasındaki kardeşlik bağlarını daha da kuvvetlendireceğini dile getirdi.
Filistin toplumunun eğitime büyük önem verdiğini vurgulayan Sabri, ülkedeki üniversitelerde yaklaşık 150 bin öğrencinin eğitim gördüğünü belirterek, Türkiye'nin Filistinli öğrencilere sunduğu destekten duydukları memnuniyeti ifade etti. Türkiye'de eğitim gören Filistinli öğrencilerin kendilerini yabancı bir ülkede değil, kendi vatanlarında gibi hissettiklerini söyledi.
Kaynak: Yeni Şafak




