28 Şubat hesaplaşmasındaki garabetler 28 Şubat hesaplaşmasındaki garabetler

Yazının başlığı 90'ların tribün tezahüratlarından. Benim tribün geçmişim yok, pek bilmem. Tribüncü arkadaşların anlattığına göre "Burası Türkiye, İsrail değil" sloganı, tribünde kavga çıktığında çevik kuvvet polisinin copla müdahale etmesi sırasında atılırmış. Polisin üzerinde de tesirli olurmuş. Kendilerinin işgalci İsrail askerleriyle bir tutulmalarını istemezlermiş; Kim ister ki?..

Terör devleti İsrail'i destekleyen bir yiyecek şirketi Türkiye Futbol Federasyonu ile sponsorluk anlaşması imzalamış. Mezkûr şirket, insan olma haysiyetini taşıyan herkesin boykot listesinde yer alan şirketlerinden biri. Kurulduğu ABD'de bile boykot ediliyor.

Anlaşma, şirketin anlaşmaya dair eski döneme ait fotoğrafları paylaşmasıyla ortaya çıktı. Sadece TFF ile değil Türkiye'deki birçok spor federasyonuyla da anlaşması varmış. Bu anlaşmalar hâlâ da devam ediyormuş.

Terör devleti İsrail'in Gazze'de aylardır uyguladığı terör federasyon yetkilileri için bir anlam ifade etmiyor ki, ambargo listesinde olan mâlûm şirketle olan anlaşmayı feshetmemişler. "Anlaşma saldırı öncesi yapılmıştı" gibi bahanelere halkın karnı tok. Terör devleti İsrail çoluk çocuk katlederken çağırırsın firma yetkililerini, "Siz terör faaliyeti içinde olan bir devleti destekliyorsunuz, ya desteğinizi çekin veyahut biz anlaşmayı bozacağız" dersin. Lâkin bırakın bunu demeyi akıllarına bile gelmemiştir.

Terör devleti İsrail'i destekleyen şirketleri boykot için dünya çapında listeler yayınlandığında "Boykot tutmaz, işe yaramaz" diye küçümseyenler boykotun büyük etkisi karşısında şaşkınlar. Herkesi kendileri gibi omurgasız görenler gerçek insan iradesinin neler yapabileceğini gördüler. Kötüyle savaşmak için illâ cepheye gitmenin şart olmadığını bilfiil yaşıyoruz; "Sen kötüyü mü destekliyorsun, o zaman senin malını almıyorum, seninle ticaret yapmıyorum!" Aslında bu kadar basit kötüyle savaşmak ama tabiî ki çelik gibi bir irade lâzım. Hayatı mutfakla helâ arasında geçenlerden bu irade beklenemez!

Milli formadaki al bayrak kırmızımız üzerine, terör devleti İsrail'in döktüğü Gazze'deki çocuklarımızın kanının kırmızısını bulaştırmak kimsenin haddine değil! Biliyorum, federasyon yetkilileri susarak rezaleti geçiştirmeye çalışacaklar. Lâkin unutmasınlar ki "Burası Türkiye, İsrail değil"!

Yakup Köse, Star