Ankete katılanların önemli bir kısmı, iki taraf orasında bir tür "uzlaşma çözümünü" savaşın bitmesi için en olası çare olarak görüyor.

Geçen yıl bu zamanlar daha fazla Avrupalının, Ukrayna'nın kaybettiği toprakların tamamını geri alması gerektiği inancında olduğuna dikkat çeken anket yorumcularına göre ortaya çıkan yeni veriler, politikacıların kabul edilebilir bir barışın gerçekte ne anlama gelmesi gerektiğini tanımlamaya odaklanan daha "gerçekçi" bir yaklaşım benimsemelerini gerektirecek.

Anket sonucunu yorumlayan Avrupa Dış İlişkiler Konseyi (ECFR) araştırmacısı Mark Leonard, Avrupa'nın Ukrayna'ya verdiği desteğin devam ettiğini kanıtlamak için AB liderlerinin savaş hakkındaki konuşma şekillerini de değiştirmeleri gerekeceğini savundu.

Avrupalıların çoğunun Kiev'in askeri açıdan kazanabileceğine inanmadığını kaydeden Leonard, giderek şüpheci bir tavır izleyen kamuoyu için en ikna edici argümanın, yardımın devam ettirilmesinin “Putin'in zaferinden ziyade, Kiev'in lehine sürdürülebilir, müzakere edilmiş bir barışa yol açabileceği" mesajını vermek olduğunu ifade etti.

ABD politikasındaki olası değişiklik Avrupalıları korkutuyor

Aralarında Fransa, Almanya, Macaristan, İtalya, Hollanda, Polonya, İspanya ve İsveç'in de bulunduğu 12 AB üye ülkesinde geçen ay düzenlenen anket, Ukrayna'nın karşı saldırılarının durduğunu, ABD politikasında bir değişiklik olacağına dair korkuların arttığını ortaya koydu.

Ankete göre, ABD'de Donald Trump’ın seçimi kazanma ihtimalinin artması, savaşın sonucuna ilişkin Avrupalıların kötümserliğini körüklüyor.

Anket, Ukrayna'nın doğusundaki Donetsk kentine açılan kapı olarak bilinen Avdiivka'nın Ukraynalı güçlerin kenti terk etmeleri üzerine Rusların kontrolüne geçmesinde önce gerçekleşti.

Bu zafer, Rusya'nın Mayıs 2023'te Bahmut'u ele geçirmesinden bu yana elde ettiği en büyük askeri başarı oldu.

“Savaşlar ve Seçimler: Avrupalı ​​liderler Ukrayna'ya halk desteğini nasıl koruyabilir?” başlıklı ankete katılan 12 ülkedeki 10 Avrupalıdan sadece biri Ukrayna'nın savaşı kazanacağına inanıyor.

Ankete katılanların yüzde 20’si ise Rusya'nın zaferi kazanacağı görüşünde.

Ankete katılan ve Ukrayna için en iyimser görüşlerdi taşıyan Polonya, İsveç ve Portekiz’deki seçmenin bile sadece beşte birinden azı (yüzde 17) Kiev'in galip gelebileceği inancını taşıyor.

Anket, tüm ülkelerde katılımcıların ortalama yüzde 37'sinin paylaştığı en yaygın görüşün, savaşın uzlaşmayla sonuçlanacağı yönünde olduğunu gösterdi.

Bununla birlikte bazı ülkelerde bu sonucu bekleyenlerin oranının çok daha fazla olduğu tespit edildi.

İsveç (%50), Portekiz (%48) ve Polonya'da (%47) katılımcılar Avrupa'nın Ukrayna'ya karşı mücadelede gerekli desteği vermesi gerektiğini savunurken, Macaristan (%64), Yunanistan (%59), İtalya (%52) ve Avusturya’da ankete katılanlar (%49) ise bunun yerine Avrupa’nın Kiev'i anlaşmayı kabul etmeye zorlaması gerektiği görüşünü dile getirdi.

Fransa, Almanya, Hollanda ve İspanya'da ankete katılanların görüşlerinin bu konuda daha eşit bir şekilde bölündüğü görüldü.

Savaş Avrupa’yı daha fazla ilgilendiren bir konu haline geldi

Anket ayrıca, birçok Avrupalının Rusya'nın Ukrayna'ya karşı savaşını giderek kendilerini doğrudan ilgilendiren bir konu olarak değerlendirdiğini ortaya çıkardı.

Buna göre Avrupalıların yüzde 33'ü bu savaşın kendi ülkeleri ve yüzde 29’u ise Avrupa üzerinde Orta Doğu'daki savaştan daha büyük bir etkiye sahip olduğunu aktardı.

Ankete katılanlara göre Trump'ın Beyaz Saray'a olası dönüşü genel olarak kötü bir gelişme olarak değerlendirildi.

Ankete katılan 12 ülkedeki seçmenin yüzde 56'sı, Trump’ın yeniden seçilmesi durumunda oldukça hayal kırıklığına uğrayacakları görüşünü dile getirdi.

Bunun tek istisnası, yanıt verenlerin yüzde 27'sinin Trump'ın dönüşünden memnun olacağını, yüzde 31'inin ise hayal kırıklığına uğrayacağını belirttiği Macaristan oldu.

Macaristan'daki sağcı Fidesz partisinin destekçilerinin ise Trump'ın zaferinden daha mutlu olacakları ortaya çıktı.

Avrupa’daki aşırı sağ Trump için ne diyor?

Daha önce Trump'a destek veren diğer Avrupa’daki aşırı sağ partiler arasında, Almanya'daki AfD, Avusturya'daki FPÖ veya İtalya'nın Kardeşleri Partisi seçmenlerinin yalnızca üçte biri bu kez Trump'ın geri dönüşünü memnuniyetle karşılayacağını belirtirken, Fransa'daki Ulusal Birlik ve Polonya'daki Hukuk ve Adalet Partisi destekçileri arasında da Trump desteğinin azaldığı gözlendi.

Ankete göre, Avrupalıların yüzde 41'i, Trump liderliğindeki ABD'nin Ukrayna'ya askeri yardımını durdurması durumunda AB'nin desteğini artırması ya da mevcut seviyesinde tutması gerektiğini belirtirken, yüzde 33'ü AB'nin ABD'nin tavrını izlemesi yönünde görüş bildirdi.

Avrupalılar artık iyimser değil

Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin ikinci yıldönümünde düzenlenen anketi değerlendiren uzmanlar, Avrupalıların "kahramanca bir ruh hali" içinde olmadıkları, hatta gelişmelerle ilgili iyimser bile olmadıkları, bununla birlikte Avrupalıların Rusya'nın zaferini engelleme kararlılığının değişmediği görüşünü dile getirdi.

Yine bu uzmanlara göre, Batılı politikacılar için en büyük zorluk, savaşın nasıl biteceğine dair kamuoyunun azalan güven ile Rusya'nın zaferini önlemek için desteği sürdürme arzusu arasındaki ikilemi başarılı bir şekilde ele almak olacak.

Almanya'da Müslüman karşıtı nefret suçları iki katına çıktı! Almanya'da Müslüman karşıtı nefret suçları iki katına çıktı!

Uzmanlar, "Avrupa ülkeleri ve ABD seçim dönemine girerken barışı tanımlama arayışı kritik bir süreç olacak ve liderlerin mevcut duygularla örtüşen yeni bir dil bulması gerekecek.

Trump ve Putin’in tavırları ne olacak?

Anketle ilgili raporun diğer ortak yazarı Ivan Krastev ise en büyük tehlikenin Trump'ın ve kendi şartları doğrultusunda müzakerelere açık olduğunu ima eden Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in kendilerini barış yanlısı gösterirken, "Ukrayna'yı ve destekçilerini savaş destekçisi olarak göstermeye çalışmaları" olduğunu söyledi.

Sofya merkezli düşünce kuruluşu Liberal Stratejiler Merkezi Başkanı Krastev, Rusya'nın zaferinin "barış olmadığını" belirterek, "Savaşı bitirmenin bedeli Ukrayna'yı sahipsiz topraklara dönüştürmekse, bu sadece Kiev için değil, Avrupa ve onun güvenliği için de bir yenilgi olacak." uyarısında bulundu.