İsrail’in, Somali’den tek taraflı ayrıldığını ilan eden Somaliland’i “bağımsız ve egemen bir devlet” olarak tanıma yönündeki kararı, Mogadişu yönetimi tarafından sert tepkiyle karşılandı. Somali’nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Abukar Dahir Osman, söz konusu adımın siyasi değil, “yıkım amaçlı” bir girişim olduğunu vurguladı.

Osman, Birleşmiş Milletler nezdinde yaptığı değerlendirmede, İsrail’in Somaliland hamlesinin asıl hedefinin, Gazze ve Batı Şeria’da sürdürülen saldırılardan küresel dikkati uzaklaştırmak olduğunu belirtti. İsrail’in Somali’yi “soykırım” ile suçlamasını ise “şoke edici” olarak nitelendiren Osman, bu söylemin tamamen algı yönetimine dayandığını ifade etti.

Somali tarafı, ülkenin geçmişinde yaşanan iç çatışmaların hiçbir şekilde soykırım olarak tanımlanamayacağını vurgularken, İsrail’in Gazze’deki Filistinlileri farklı coğrafyalara sürme arayışlarının da bu bağlamda değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Osman, özellikle Gazze’den yüz binlerce Filistinlinin Somaliland’e yönlendirilmesine dair senaryoların kabul edilemez olduğunu açık şekilde dile getirdi.

İsrail’in bu adımıyla hem Filistin meselesini arka plana itmeyi hem de Afrika Boynuzu’nda yeni bir jeopolitik alan açmayı hedeflediği değerlendirilirken, Somali yönetimi Somaliland’in ülkenin ayrılmaz bir parçası olduğunu ve bölgeye ilişkin tüm uluslararası tasarrufların yalnızca Mogadişu’nun yetkisinde bulunduğunu yineledi.

Riyad'daki Yemen görüşmeleri öncesi ortalık karışıyor: Husilere tehdit ve BAE ile gerilim
Riyad'daki Yemen görüşmeleri öncesi ortalık karışıyor: Husilere tehdit ve BAE ile gerilim
İçeriği Görüntüle

Tel Aviv yönetimi, 26 Aralık’ta yaptığı açıklamayla Somaliland’i tanıdığını duyurmuş, bu kararla İsrail, Somaliland’i tanıyan tek ülke konumuna gelmişti. Somaliland ise 1991 yılında Somali’den ayrıldığını ilan etmiş olmasına rağmen bugüne kadar uluslararası toplum tarafından bağımsız bir devlet olarak tanınmamıştı.

Somali tarafı, İsrail’in bu girişiminin bölgesel istikrarsızlığı derinleştireceğini ve uluslararası hukuku hiçe sayan yeni bir emsal oluşturacağını savunuyor. Mogadişu yönetimi, konunun Birleşmiş Milletler nezdinde takip edileceğini ve gerekli diplomatik adımların atılacağını bildiriyor.