Mahkeme, protestocuları "ulusal nefreti körüklemek" gibi absürt bir suçlamayla mahkûm etti. Karara göre:
-
Atajurt Organizasyonu Başkanı Bekzat Maksuthan, 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
-
Kardeşi ve hukuk danışmanı Nazigül Maksuthan, 4 yıl 8 ay özgürlük kısıtlaması cezası aldı.
-
Diğer sanıklara hapis ve ev hapsi cezaları verilirken, tamamına 3 yıl boyunca siyasi ve kamu faaliyetlerine katılma yasağı getirildi.
Davanın en utanç verici detaylarından biri ise; küçük çocuk sahibi kadınların cezalarının "erteleme" adı altında ayağa takılan elektronik kelepçelerle ev hapsine dönüştürülmesi oldu. Üstelik tutuklu sanıklar mahkeme salonuna dahi getirilmeden, adeta kaçırılarak yargılandı.
Kaljat Köyündeki Asil Öfke
Dava konusu olan eylem, 2025 yılının Kasım ayında Çin sınırındaki Kaljat köyünde patlak vermişti. Doğu Türkistan’daki toplama kamplarında esir tutulan canları için feryat eden Kazak Türkleri, Çin bayrağını ve zalim Şi Cinping’in portresini yakarak tepkilerini dile getirmişlerdi. Protestocular sadece akrabalarının serbest bırakılmasını değil, aynı zamanda Çin ile vize muafiyetinin kaldırılmasını ve Çin’de tutulan Kazak vatandaşı Alimnur Turganbay’ın iadesini talep ediyordu.
Adalet Terazisi Pekin’e Endeksli!
Burada sormak gerekir: Bir babanın, evladını toplama kampına atan zalimin fotoğrafını yakması mı "nefret"tir; yoksa o zalime yaranmak için kendi kardeşini zindana atmak mı? Kazakistan savcılığının "Çin halkına karşı nefreti körüklediler" iddiası, rejimin ekonomik çıkarlarını "halk onuru" ambalajıyla pazarlayan kokuşmuş bir bürokrasinin yalanıdır. Astana yönetimi, Çin ile imzaladığı vize muafiyeti ve "bağlantısallık" projelerinin bedelini kendi halkının ve soydaşının hürriyetiyle ödüyor.
Uygur Haber, Baran Dergisi





