Moshe Feiglin, Filistinli bebeklerin katledilmesini “ahlaki açıdan yapılması gereken bir zorunluluk” olarak nitelendirirken, Gazze’nin tamamen haritadan silinmesi gerektiğini savundu.
İsrail'in asıl düşmanının Gazze halkı olduğunu ve doğrudan Gazze’yi yok etmek istediklerini saklama gereği duymayan Feiglin, Amerikan emperyalizminin İkinci Dünya Savaşı’nda Japonya’ya karşı uyguladığı nükleer vahşete sığındı. ABD’nin Nagazaki’ye attığı atom bombasını hatırlatan terörist siyasetçi, "Gazze’ye de ABD’nin Japonya’ya yaptığını yapmalıydık. Eğer bunu yapsaydık dünya yine bizim yanımızda olurdu" ifadeleriyle Batı merkezli küresel sistemin Yahudi vahşete sunduğu cezasızlık ve meşruiyet zırhına güvendiğini açıkça itiraf etti.
Bebek kanıyla beslenen, soykırımı "ahlaki görev" sayan ve ABD’nin insanlık tarihi boyunca işlediği katliamları kendine rehber edinen bu sapık zihniyet, Gazze’deki aziz direniş karşısında hezimete uğradıkça çıldırma noktasına gelen Yahudi işgal rejimin çürümüşlüğünü bir kez daha gözler önüne serdi.




