Allah'ı Bilen ve O'na Ulaşan Ârif, Şeyh Abdürrahim el-Merzifonî (Rûmî)
Adı geçen zat, Merzifon adlı kasabada dünyaya gözlerini açmış, ardından Arap diyarına seyahat ederek Mısır'da Şeyh Zeynüddin ile buluşmuştur. Şereflendiren şeyhlik sohbetiyle müşerref olup büyük bir muhabbetle bağlanmış, onunla birlikte Hâf şehrine göç etmişlerdir. Maksat menziline ulaştıklarında Şeyh Zeynüddin'in yanında kırk gün (halvet/erbaîn) çıkarıp onlardan kelime-i tevhid telkini almış, mübarek hırkayı giymiş ve terbiyeleri sayesinde yüce makamlara ulaşmışlardır.
Böylece tarikatı tamamlayıp şeyhten irşat (halkı aydınlatma) icazetnamesi verilmiş; ayrıca sâliklerin makamlarıyla ilgili Avârifü’l-Maârif ve A‘lâmü’l-Hüdâ adlı kitapların nakline ve rivayetine de icazet ihsan edilmiştir. Aynı şekilde Vesâyâ-yı Kudsiyye ile birlikte bütün eserlerinin rivayetine icazet vererek halkı irşat etmesi için vatanı Merzifon'a göndermişlerdir.
Gönderdikten sonra şöyle buyurmuşlardır: "Diyâr-ı Rûm'a (Anadolu'ya) şevk ateşi ve aşk nârı gönderdim." Merzifon'a girdikleri vakit Sultan Murad Han, adı geçen kasabada bulunan imaret gelir fazlasından günlük sekiz akçe maaş bağlamış ve her sene on müd buğday tayin etmiştir. Şeyhe, söz konusu bu bağışın kabul edilip edilmeyeceği sorulduğunda: "Tek elden (Allah katından) bizim için çeşitli nimetler hazırlanmıştır. Bununla nefsin ağzını bağlayıp gönül rahatlığıyla ibadete vesile olur. Zararlı bir şey değildir" diye buyurmuşlardır.
Şeyhten sadır olan ve görünen keşif ve kerametler haddinden fazladır ve sayılamayacak kadar çoktur. Türkçe dilinde latif beyitleri ve hararet içeren kelimeleri vardır. "Rûmî" mahlasını kullanmaktadır. Merzifon'da vefat etmiş olup, şu an şerif mezarı adı geçen kasabada ziyaretgâhtır.
Mesnevi
Göğüs, aşk ateşinin hazinesidir;
Onda soğukluk ve kin ne arar?
Ateşi elde et de nura ulaş,
Sırra vakıf olup huzura er.
Hangi göğüste aşk dağı yoksa,
Ocağı olmayan bir eve benzer.
Gelin aşk ateşine kanatlarımızı yakalım,
Vuslat şevkiyle su gibi akalım.
Not: Bu metni, Muhtesibzâde Mehmed Hâkî’nin Mecma‘u’l-Eşrâf adlı eserinden tercüme ettim.
Kaynak: Muhtesibzâde Mehmed Hâkî, Mecma‘u’l-Eşrâf: Hâkî’nin Şakâ’ik Tercümesi, haz. Mehmet Yunus Yazıcı, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı, İstanbul 2021, s. 266-267.